KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/328 E., 2025/5367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/727 Esas, 2024/1978 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/1113 E., 2021/882 K.
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ... bayilik ön protokolü imzalandığını, amacının franchise sözleşmesi yapılması olarak belirlendiğini, bu protokol kapsamında davalıya ödeme yapıldığını, ön protokolün imza tarihinden itibaren bir yıl içinde franchise sözleşmesinin imzalanmaması halinde sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği hükmüne yer verildiğini, nihayetinde franchise sözleşmesi imzalanmadığından yapılan ödemelerin iadesi için davalıya keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, davayı inkar ettiği, süresi içinde hiçbir delil sunmadığı, davalının, davacının söz konusu yerde başka iş yeri açtığı, sözleşmeye uymadığı yolundaki beyanlarının savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğu, bu hususta da davalı tarafça süresinde delil sunulmadığı, davacı tarafça gönderilen paraların ön protokol gereği yapılan ödemeler olduğunun davalının kabulünde olduğu, taraflar arasındaki ...
Bayilik Ön Protokolü'nün 3. maddesinde, davacının bayilik sözleşmesi imzalandığında tedarik edeceği ürün ve hizmete istinaden davalıya 50.000,00 USD ödeyeceğinin hükme bağlandığı, 5. maddesinde ön protokolün imzalanmasından sonra bir yıl içinde davacının protokolün 4. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmesini müteakip franchise sözleşmesinin imzalanacağının, ön protokolün asıl sözleşme imzalanıncaya kadar geçerli olacağının belirtildiği, 6. maddesinde, ön protokolün imzalanmasından itibaren 1 yıl içinde franchise sözleşmesinin imzalanamaması halinde ön protokolün kendiliğinden fesholunacağının düzenlendiği,
protokolün ilk ödeme dikkate alındığında 20.09.2017 tarihinden evvel imzalandığının anlaşıldığı, aynen ödeme kaydının olmadığı, muhtelif tarihlerde 66.708,21 USD'ye denk gelen TL ödemelerin yapıldığı, ön protokolün imzalandığı tarihten itibaren bir yıllık sürede franchise sözleşmesi imzalanmadığının her iki tarafın da kabulünde olduğu,
ön protokolün 6. maddesi uyarınca ön protokol feshedilmiş sayılacağından tarafların aldıklarını sebepsiz zenginleşme kuralları gereği geri vermekle yükümlü oldukları, dosya kapsamına göre, davalı takip öncesi temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceği, somut olayda icra inkâr tazminatı şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki protokol gereği, kimin kusurundan kaynaklandığından bağımsız olarak "franchising sözleşmesinin imzalanamaması" nedeniyle ön protokolün feshedilmiş sayıldığı, bu itibarla davacının yaptığı ödemeyi talep edebileceği, davacı tarafından keşide edilen ihtarname tebliğ edilmediğinden takipten önceki işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, davalının davaya cevap vermemekle davayı inkar etmiş sayıldığı,
bilirkişi raporuna süresinde itiraz etmemekle raporun davalı yönünden kesinleştiği ve davacı yönünden usuli kazanılmış hak teşkil ettiği, ilk derece mahkemesinde öne sürülmeyen delil ve savunmaların istinaf aşamasında dikkate alınamayacağı, davanın kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/328, K. 2025/5367, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama