İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3367 K.2025/7017

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/3367Karar2025/7017Tarih25 Kasım 2025Okuma5 dk · 1.040 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/3367 E., 2025/7017 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Kasım 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/240 Esas, 2025/554 Karar
Hüküm
Davanın reddi
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/376 E., 2018/147 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.040 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; "..." ibareli 2003/33...., 2006/..., 2007/65....sayılı marka tescillerine sahip olduğunu, bununla birlikte, "..." markasının kullanımının tescillerden çok daha önceye dayandığını ve "..." markasının tüm Türkiye'de tanındığını, davacının iştiraki olan ... ve ...

A.Ş.'nin "..." ibaresini şirket unvanı olarak 1994'den beri kullandığını, işletme adının "..." olduğunun ana sözleşmesinde yer alarak tescil ve ilân edildiğini, "www.....com.tr" alan adının da 18.09.1998 tarihinden bu yana ... ve ... A.Ş. adına kayıtlı bulunduğunu "..." ibaresini içeren "www.....com" alan adının davalı tarafından kötüniyetle ve gerçek hak sahibinden çıkar sağlamak amacıyla tam da davacının iştiraki olan ... ve ...

A.Ş.'nin özelleştirilmesi döneminde 21.10.2001 tarihinde tescil edildiğini, davalının davacıya ait marka, ticaret unvanı ve işletme adını alan adı olarak tescil ettirmekle haksız rekabet yarattığını, ayrıca, davacının uzun yıllar boyunca büyük emek ve maliyetle oluşturduğu yüksek prestij, itibar ve güveni zedelediğini ileri sürerek davalının haksız rekabet ve marka, ticaret unvanı, işletme adı, alan adı haklarına tecavüzünün tespiti ile men ve ref'ine, www.....com alan adı üzerindeki hakkın davalı tarafça davacıya devredilmesine,

davalının davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte 30.000,00 TL manevi ve 30.000,00 TL itibar tazminatı ödemesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; www.....com" alan adının "..." kuralı uyarınca ilk başvuru sahibi olarak 21.10.2001 tarihinde davalı adına tescil edildiğini, uluslararası kurallara bağlı olan ".com" ile biten alan adlarının tescilinin herhangi bir belge gerekmediğini, "ilk gelen kayıt eder" prensibinin geçerli bulunduğunu, "www.....com" alan adının tescil edildiği 21.10.2001 tarihinde davacının "..." ibareli bir marka tescili bulunmadığını, davacının "www.....com" alan adının tescilinden önce "..." ibaresini "marka" olarak kullandığına dair delil sunulmadığını, davacının sunduğu belgeler,

gazete kupürleri ve gümrük kapı isminin "..." ibaresinin "marka" olarak kullanımını göstermediğini, "www.....com" alan adının tescil edildiği 21.10.2001 tarihinde adı geçen şirketin "..." değil "..." ibaresini kullandığı, "...Anadolu Lisesi", "...İlköğretim Okulu", "...Spor" gibi ... ve ...

A.Ş. projelerinin bu hususu kanıtladığını, "www.....com" alan adının kayıt edildiği tarihten bu yana 15 yıldır web sitesi hazırlanamadığından yayında olmadığını, bu sebeple, davacının haksız kazanç elde etme amacı ithamının geçerli bulunmadığını, davalının bu alan adından asla kazanç sağlamadığını, ... hakem heyetinin de www.....com alan adının kötüniyetle tescil ettirildiğine dair yeterli gerekçeye rastlamadığını ve davacının iddialarını reddettiğini, davacının "www.....com" alan adı tescil edildikten itibaren 15 yıl beklediğini,

alan adının çok uzun süre tescil ettiren tarafta kalması ve davacının uzun zaman sonra dava açması halinde ...'nun alan adı tescilini kötüniyetli addetmediğini, davacının manevi tazminat ve itibar tazminatı taleplerinin dayanaksız bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bilişim uzmanı bilirkişi tarafından yapılan incelemede, www.....com alan adının 21.10.2001 tarihinde alındığının, www.....com.tr alan adının ise ... ve ...

A.Ş adına 18.09.1998 tarihinde alınarak tescil edildiğinin tespit edildiği, davacı adına 12.12.2003 başvuru tarihli "... + Şekil" markasının 2003/...başvuru numarası ile tescilli olduğu, davacı adına tescilli 25.07.2006 başvuru tarihli " ... + Şekil" markasının 2006/... sayı ile tescil edildiği, koruma süresinin 25.07.2016 tarihinde dolmasına rağmen yenilenmediği, davalının internet sitesi alan adının başvuru tarihinin davacı markalarının başvuru ve koruma tarihinden önce olduğu, dava dışı ... ve ...

A.Ş.'nin ... unvanını daha önce kullandığının ve www.....com.tr alan adının daha önce tescilli olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından bu kayıtlara dayanılmış ise de, önceye dayalı kullanım hakkının bizzat kullanan kişi ya da şirkete ait olacağı, davacı tarafından dava dışı farklı tüzel kişiliği bulunan şirketin kayıtlarına ve kullanımına dayalı olarak önceye dayalı hak iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalıya ait ''www.....com'' alan adının davacı adına tescilli "...+şekil" markasına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi, manevi tazminat istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, marka hakkın tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin 28.11.2024 tarih, 2024/3889 E., 2024/8434 K. sayılı kararında ''... Davalıya ait alan adının fiilen kullanılmak veya gerçek bir ihtiyacı karşılamak üzere değil bu alan adlarına sahip firmaların kendisine veya rakiplerine satmak niyetiyle kötü niyetli olarak tahsis ettiği kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı..'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde verilen 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 E., 1960/9 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, Yargıtay bozma kararına uyulmakla o kararda belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda mahkeme için de zorunluluk doğacağı,

usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesinin usul hukukunun dayandığı ana esaslardan ve kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır, çünkü mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usulî kazanılmış hak doğmuştur.

Bununla birlikte bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulî kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.

Bir başka anlatımla kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulî kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 E., 1959/5 K. sayılı kararı).

Bu durumda mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma kapsamı dışında kalan hususlar gerekçe gösterilerek ve davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil eden bozma kararı dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı lehine bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

V.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3367, K. 2025/7017, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  7. IV. Temyiz
  8. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3367
Karar No
2025/7017
Tarih
25 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/3367 K.2025/13658
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3368 K.2025/14673
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3368 K.2025/10073
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3369 K.2025/7101
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3369 K.2025/9738
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/3370 K.2025/3690

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.