KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/351 E., 2025/2966 K.·Birleşen Ankara 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/192 E. Sayılı Dosyasında
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/ 315 Esas, 2024/1664 Karar
- Hüküm
- Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü
- Mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl davada davalılar vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/ dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markasının tescili istemi ile 03.02.2016 tarihinde başvuruda bulunduğunu, başvurunun, 94619, 2006/41033, 2007/48477, 2004/09577, 2005/39721, 2007/05382, 2011/ 92043 sayılı “... dalı şekli”, “şekil”, “şekil”, “... kh şekil”, “...”, “...”, “...” ibareli markalara dayanılarak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8. maddesi çerçevesinde kısmen reddedildiğini, anılan ret kararında,
başvuru markası ile itiraza mesnet gösterilen markaların görsel ve işitsel açılardan bağlantı kurulması ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu ve itiraza mesnet markanın kısmen aynı, aynı tür veya benzer malları/hizmetleri kapsadığının belirtildiğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) nezdinde yapılan itirazın da 2017/M-2495 sayılı karar ile reddedildiğini, tescili istenen markadaki asıl unsurun açık olduğunu,
sahibine münhasır hak teşkil etmemekle beraber 556 sayılı KHK’nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde belirtilen hususları içeren kelimelerin markalarda yardımcı unsur olarak kullanılabileceğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 12.04.2017 tarih ve 2017/M-2495 sayılı kararının iptali ile 2016/08935 sayılı markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markasının tescili istemi için TÜRKPATENT'e başvuruda bulunduğunu, davalının markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın markalar dairesi tarafından kabul edilerek başvurunın kısmen reddine karar verildiğini, bu karara yapılan itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, oysa markaların benzemediğini ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ... Gıda İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; görsel, anlamsal ve sescil olarak başvuru konusu "..." ibareli işaret ile davalının "..." ibareli markasının bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, markalar ile başvuru konusu işaret arasındaki diğer farklı unsurlar bulunmasının farklı bir etki doğurmadığını, zira asıl ve ayırt edici unsurlarının görsel ve sescil olarak çok yakın olduklarını, farklılıkların markalar arasında yeterince ayırt edicilik sağlamadığını, kapsamlarının da aynı tür ürün ve hizmetlerden oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait markalar ile başvuru konusu işaret arasında başkaca farklı unsurlar bulunmasının farklı bir etki doğurmadığını, markalar arasında yeterince ayırt edicilik sağlamadığını, kapsamlarının da aynı tür ürün ve hizmetlerden oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının 2016/... başvuru numaralı "..." ibareli başvurusunun 94619, 2006/..., 2007/..., 2004/..., 2005/..., 2007/...., 2011/... sayılı/ başvuru numaralı ve "zeytindalı şekli", "şekil","şekil", "... kh şekil", "...", "...","..." ibareli markalar ile benzer olduğu, zira "..." ve "..." ibareli markaların kırmızı renkli büyük düz harflerden ibaret yazım stilinden kaynaklı görsel benzerliklerinin ve yoğun bir işitsel benzerliklerinin bulunduğu,
marka başvurusuna itiraz eden diğer davalı ... yönünden yapılan değelrndirmede ise karşılaştırılan işaretlerin tümünde aynı şekil unsurunun kullanıldığı, figüratif unsurun bıraktığı kavramsal algının ortak olması nedeniyle markaların birbirlerinin serisi, devamı, yeni bir versiyonu, “logo+ kelime” şeklinde güncellenmiş bir hali olarak tüketici nezdinde algılanmasının kuvvetle muhtemel olduğu, dolayısıyla markaların benzer oldukları, ancak taraf markaları arasında aynı/benzer
olarak görülen mal ve hizmetler yönünden YİDK kararının iptalinin gerektiği, dava konusu marka başvurusu kapsamında 35.05 alt grubunda 1-34
mal grubunda yer alan tüm malların satışına özgülenmiş satış hizmetlerinin yer
aldığı, davalı yanın redde gerekçe markalarından 2011/92043 sayılı markasının belirli emtia grupları ile sınırlandırılmış satış hizmetlerini kapsadığı, 2005/39721 sayılı
markasının kapsamında ise “Müşterilerin malları elverişli
bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri.”
şeklinde genel ifadeyle düzenlenmiş mağazacılık hizmetinin yer aldığı, davalı yanın 2005/39721 sayılı markası kapsamında sunulan perakende hizmetine
konu genel nitelikte ifade edilmiş mal satışının doğrudan dava konusu markadaki
satış hizmetlerine konu emtiaların satışı yönünden benzer görülmesinin mümkün olmadığı, dosya kapsamında da davalı yanın gıda sektöründeki faaliyetleri dışında dava konusu marka kapsamında 35. sınıfın 05 alt grubunda sayılan ve benzer
görülmeyen emtialarda da satışı bulunduğunu gösterir delillerin tespit edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka başvurusunun kısmen reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/351, K. 2025/2966, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama