KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3514 E., 2025/6001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/570 Esas, 2023/736 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı bozan Dairenin kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın ...
Şubesinde TL, euro ve USD hesaplarının bulunduğunu, bu hesaplarından başta opsiyon ve vadeli işlemler olmak üzere muhtelif türev işlemleri gerçekleştirdiğini, davalı bankanın, çalışanı ....'ı müşteri temsilcisi ve türev işlemler yetkilisi olarak atadığını, müvekkilinin, davalı banka çalışanından gün içinde telefonla hesap bakiyesi konusunda bilgi alıp risk değerlendirmesi yaparak vadeli işlemler yaptığını, müvekkilinin,
piyasada türev işlemleri sebebiyle muhtelif kişilerin zarara uğratıldığını öğrenmesi üzerine 27.09.2011 tarihinde vadesinin dolduğunu bildiği ....hesabından USD cinsinden mevduatının 2.000.000,00 USD'lik kısmını başka bir bankada bulunan hesabına transfer etmek istediğini, bu taransferin gerçekleşmediğini, banka personelinin buna ilişkin cevabıyla ikna olmayan müvekkilinin, banka müdürü ve çalışanı ... ile toplantı yapıp hesaplarını kontrol ettiğini, yapılan kontrol sonrasında kendisine bildirilen tutarlarla banka kayıtları arasında ciddi fark olduğunun belirlediğini, müvekkilinin şikayeti üzerine banka müfettişlerince inceleme yapıldığını,
banka yönetiminin baskı ve telkinleri sonucunda kendisinden imzalanması istenilen belgelerin müvekkilince imzaladığını, karşılığında hesabına 150.000,00 USD aktarıldığını, tüm bu olaylar sonrasında müvekkilinin, davalı banka çalışanının yanlış yönlendirme ve bilgilendirmeleri nedeniyle gerçekte yapmayacağı bir takım işlemleri yaptığını, banka çalışanının müvekkilinin talimatları dışında türev işlemleri yaparak kendisini zarara uğrattığını, gönderilen hesap ekstrelerinde eksik bilgiler verildiğini, bir kısım işlemlerde sözleşmede belirlenen oranların üzerinde komisyon alındığını,
banka personelinin yapılan işlemler nedeniyle çifte kayıt tuttuğunu tespit ettiğini, zarar miktarının ilgili belgelerin tarafına verilmemesi nedeniyle müvekkilince belirlenemediğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutulup 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 17.01.2019 tarihli dilekçesi ile talebini 493.966,00 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusu üzerine banka nezdinde hesap hareketlerinin incelenerek karşılıklı mutabakata varılmak suretiyle ibraneme imzalandığını, bu tarih öncesinde de müvekkili ve davacı arasında karşılıklı ibranamelerin yapıldığını, ibraname sonrasında davacının banka nezdinde işlem yapmayı sürdürdüğünü, davacının bankanın kendisine baskı yaptığına dair iddialarının davacının ticari kariyeri ve bilgisi göz önüne alındığında yersiz olduğunu, yapılan tüm işlemlerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın kısmen kabulü ile 492.843,01 TL'nin 07.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizin 06.03.2025 tarihli, 2024/1010 E. ve 2025/1554 K. sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, forex ve opsiyon işlemleri nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3514, K. 2025/6001, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama