KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/353 E., 2025/5255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1441 Esas, 2024/1623Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/383 E., 2021/416 K.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dünya çapında tanınmış ... şekli ile “...” kelime markalarının sahibi olduğunu, dava konusu 2018/81099 sayılı “...” ibareli başvuru ile davacının markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, benzer mal ve hizmetleri kapsadıklarını, başvurunun markalarının tanınmışlığına ve ayırt ediciliğine zarar vereceğini,
üçüncü kişilerin tanınmış markaların benzerlerini tescil ettirmesine izin verilmesi halinde tanınmış markaların ayırt ediciliğinin birkaç yıl içinde ortadan kalkacağını ileri sürerek davalı şahsın marka başvurusuna karşı gerçekleştirilen itirazları nihai olarak reddeden Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2019-M-8997 sayılı kararının iptali ile 2018/81099 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvurunun tescil edilmek istendiği 36, 37 ve 41. sınıf hizmetlerin davacı markalarının bilgisayar ve teknoloji sektöründeki faaliyetleri ile karıştırılmayacağını, müvekkili markalarının gayrimenkul, inşaat gibi alanlarda ... ağaçları ile ilişkilendirilerek kullanıldığını, markaların görsel anlamda benzer olmadıklarını, “...” ismi veya “...” görselinin tek başına bir kişinin tekeline bırakılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2018/81099 sayılı "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu ve ... şeklinden oluşan markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 36, 37 ve 41. sınıftaki bir kısım hizmetler yönünden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu,
zira dava konusu başvuruda davacı ile özdeşleşen ... figürüne benzer şekil unsuruna ve davacı markalarının asıl unsurunu oluşturan ve Türkçe karşılığı "..." olan "..." ibaresine yer verilmesinin markalar arasında iltibasa neden olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/353, K. 2025/5255, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama