KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3784 E., 2026/499 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/473 Esas, 2025/753 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/212 E., 2022/229 K.
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ve "... ..." ibareli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin "...'le ..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuruda müvekkilinin itirazına mesnet markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin aynen yer aldığını, markaların ayırt edilemeyecek derece benzer olup iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olup haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK’in 2020-M-3831 sayılı kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamında yer alan bir kısmın mal ve hizmetler yönünden tarafların markaları arasında emtia benzerliği şartı gerçekleşse de marka işaretleri arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında benzerlik bulunmadığından iltibas koşullarının oluşmadığı, davalının markasının esaslı unsurunun "...'le ..." ibaresi olduğu, dava konusu başvuruda "..." ibaresinin tek başına ön plana çıkarılmadığı ve bütün içinde yerini edindiği,
bütünsel olarak anlamsal benzerliğinden ortadan kalktığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "...'le ..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde SMK'nın 6/5 hükmünün uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3784, K. 2026/499, 27 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama