İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/384 K.2025/6311

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen…

Esas2025/384Karar2025/6311Tarih16 Ekim 2025Okuma5 dk · 930 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/384 E., 2025/6311 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ekim 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/2197 Esas, 2024/1729 Karar
Hüküm
Davanın kabulü
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2019/438 E., 2021/546 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

930 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.10.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin (...) kredi borçlarına müteselsil kefil olan davalı aleyhine kredi geri ödemelerinin vadesinde yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibe istinaden 09.08.2010 tarihinde davacı ile protokol düzenlendiğini, bu protokol gereği müvekkilince davacıya 11.08.2010 tarihinde 1.505.250,00 TL ödeme yapıldığını, buna karşılık davacının teminat olarak verilen ipotekler bakımından ipotekli takip başlatmayı ve müvekkiline karşı haciz yoluna gidilmeyeceğini taahhüt ettiğini, bu suretle davacının ipoteklerin paraya çevrilmesi tamamlanmadan müvekkili aleyhine takibe girişmeyeceğini taahhüt ettiğini, buna rağmen davacı tarafından protokole aykırı olarak müvekkili aleyhine takip başlatıldığını,

alacağın tahsilinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 170. maddesi gereği geciktirici koşula bağlandığını, bu koşul gerçekleşmediğinden davacının müvekkiline başvuru imkanının doğmadığını, yine protokole göre müvekkilinin sorumlu olduğu tutarın ancak ipotekli takipler sonucunda ortaya çıkacağını, ancak henüz ipotekli takiplerin sonuçlanmadığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın 09.08.2010 tarihli protokol uyarınca öncelikle tüm ipotekli taşınmazları paraya çevirip borca mahsup ettikten sonra davalı kefil aleyhine takip yapması gerekirken, protokoldeki koşula uymaksızın erken bir tarihte takip yaptığından, davalının bu yöndeki itirazının yerinde olduğu,

davacı bankanın, zamanaşımının işlemeye devam etmesi nedeni ile işbu takibi ve davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu iddia ettiği, zamanaşımının TBK'nın 1 49... sayılı Borçlar Kanunu'nun 128. maddesi gereği alacağın muaccel olması ile işlemeye başlayacağı, protokolde davalı kefil yönünden alacak asıl borçlu tarafından gösterilen teminatların tamamının paraya çevrildikten sonra muaccel olacağı yönünde hüküm düzenlendiğine göre, davalı kefil yönünden kefalet borcunun protokol uyarınca ancak ipoteklerin tamamının paraya çevrilmesinden sonra talep edilebilir hale geleceği gerekçesiyle,

davanın ve yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile protokolün 1. maddesinde taahhüt edilen 1.505.250,00 TL ödemenin davalı tarafından süresinde yapıldığı, protokolün 2. maddesinde ise bu ödemenin süresinde yapılması halinde davacının, sadece asıl borçlu ...'ın davacıya teminat olarak verdiği sözleşme ekinde belirtilen ipotekli gayrimenkullerin paraya çevrilmesi usulüne öncelik verileceği, söz konusu ipotekli takip sürecinde davalıya karşı ayrıca bir haciz uygulaması tercih edilmeyeceğinin davacı tarafından taahhüt edildiği, davalıya karşı ilamsız takip başlatılmayacağı yönünde bir taahhüt bulunmadığı,

bu nedenle protokoldeki "haciz uygulanmayacağı" taahhüdünün "takip başlatılmayacağı" şeklinde yorumlanmasının protokole aykırılık taşıdığı, bu durumda alacağın muaccel olduğu, kat ihtarının da tebliğ edildiği, davalının 22.01.2010 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, ipotekli takip sürecinin uzun süreyi kapsaması ve temerrüt tarihinden itibaren işlemeye başlayan 10 yıllık genel zamanaşımı süresi de dikkate alındığında, davacının davalıya karşı dayanak ilamsız takibi başlatmasında protokole aykırılık görülmediği,

bu nedenle mahkemece hüküm vermeye elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının talebiyle bağlı kalınarak davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, alacak likit olup davalı da itirazında haksız bulunmakla, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, diğer yandan davanın kabulüne karar verilmekle, davalı vekilinin kötüniyet tazminatı istemine ilişkin istinaf başvurusunun ise konusu kalmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, taraflar arasında akdedilen protokolün ikinci maddesinde ''haciz uygulaması'' ifadesine yer verilmiş olmasına,

davalı aleyhine icra takibi başlatılmayacağı yönünde sınırlayıcı bir ibare bulunmamasına ve itirazın iptali davası sonrası müteakip icrai işlemler bakımından protokolde yer verilen ilgili şartın gerçekleşip gerçekleşmediğinin icra merciilerince değerlendirilecek olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Takip ve dava konusu alacağın varlığının sözleşmenin yorumlanması ve hukuki tartışmayı gerektirir mahiyette olması sebebiyle likit (bilinebilir, hesaplanabilir) nitelikte olmadığı gözetildiğinde davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “Kabul edilen toplam alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında 3.087.030,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/384, K. 2025/6311, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  7. V. Temyiz
  8. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/384
Karar No
2025/6311
Tarih
16 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/409 K.2025/4097
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/497 K.2025/4250
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/501 K.2025/4217
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/513 K.2025/4463
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/519 K.2025/4342
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/666 K.2025/8305

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.