KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3983 E., 2025/7192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1442 Esas, 2025/867 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe dayanak yapılan bono nedeniyle borçlu olmamasına rağmen icra tehdidi altında davalıyla anlaşmak zorunda kaldığını, anlaşma uyarınca davalıya ödeme yapılarak ibraname alındığını, davalının müvekkiline ibraname vermesinden sonra takibe devam ederek müvekkilinin hesaplarına haciz koydurduğunu ileri sürerek takip uyarınca davalıya borçlu olunmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça ibraz edilen "İbraname" başlıklı belge altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin sadece protokol imzaladığını, protokol ödeme şartına bağlandığından ödeme yapılamaması sebebi ile protokolün hükümsüz hale geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 09.06.2014 tarihli "İbraname" başlıklı belgede yer alan imzanın davalının eli ürünü olduğu, taraflar arasında düzenlenen 09.06.2014 tarihli uzlaşma protokolü kapsamında ... şubesinde davalı ...'e ait hesaba 500.000,00 TL yatırıldığı, yatırılan paranın bizzat ... tarafından hesaptan çekildiği, ...
32. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu senetten kaynaklı alacağa ilişkin olarak taraflar arasında 09.06.2014 tarihli uzlaşma protokolünün düzenlendiği, uzlaşma protokolü kapsamında davalıya ait hesaba ödeme yapıldığı, davalı tarafça imzalanan ibranamede açıkça icra dosya numarası da belirtilmek suretiyle borçlu davacının tamamen ibra edildiği, davacının menfi tespit talebinde haklı olduğu,
davalının, ibranameyle takip konusu borcun sona erdiğini bildiği halde icra takibinin devamına yönelik işlemler yapması haksız ise de 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/5 hükmünün takibe kötüniyetle devam edilmesi halinde tazminat sorumluluğu getirmediği, kötüniyetin varlığının takibe başlarken arandığı, davalının takip başlattığı anda kötüniyetli olmadığı,
borcun takip sonrasında taraflar arasında varılan anlaşma ve ibraname uyarınca sonlandırıldığı gözetildiğinde somut olayda kötüniyet tazminatına ilişkin koşulların gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, keşidecisi davacı, lehtarı dava dışı şirket olan ve lehtar tarafından davalıya ciro edilen bono nedeniyle başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3983, K. 2025/7192, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama