KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4080 E., 2026/1092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/463 Esas, 2025/797 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/117 E., 2022/201 K.
Karar Metni
1.038 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... markalarını zücaciye sektöründe bilinen ve tanınan bir marka haline getirdiğini, çok sayıda tescili markasının mevcut olduğunu, bu markaların genel olarak 07, 08, 11... . sınıf mallarda tescilli olduğunu, dava konusu müvekkilinin başvurusunun 11. sınıf mallar bakımından reddedildiğini, gerekçe olarak ise davalıya ait dört markanın gösterildiğini, halbuki bu markaların hatalı olarak tescil edildiğini, müvekkilinin 2012/18039, 2014/58846, 2015/09571 sayılı markalarının bu sınıflarda zaten tescilli olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin daha eski tarihli tescili varken,
davalının markalarının ret gerekçesi olmasının hak ve nefaset kuralları ile bağdaşmadığını, taraflar arasında çok sayıda dava bulunduğunu, bu davaların hemen hepsinin davalı tarafça açıldığını, davalının markasının ev tekstili sektöründe kullanmasına rağmen müvekkili markalarının tescilli olduğu mallarda da başvurular yaptığını, davalının çoğu davasının reddedildiğini, 2010 yılından beri 08... . sınıf mallarda çok sayıda uyuşmazlık yaşandığını, müvekkilinin önceki markalarının müktesep hak sağlamayacağı yönündeki Kurum kararının hatalı olduğunu,
müvekkilinin dava konusu başvuruda kullandığı logonun 1998 tarihli logosunun renklendirilmiş hali olduğunu, dolayısıyla yeni başvurunun müvekkilinin eski markalarına yakın olduğunu, Kurumun müvekkilinin asıl olarak 11. sınıftaki mallar açısından hak sahibi olduğunu göz ardı ettiğini, müvekkilinin 11. sınıfta kullanım önceliği bulunduğunu, müvekkilinin fiili kullanımlarının logolu markası altında gerçekleştirdiğini, asıl iltibas yaratanın davalı markaları olduğunu,
davalı tarafından müvekkilinin 2012/18039 sayılı markasının hükümsüzlüğü talebiyle Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesin’de açılan 2018/224 E. sayılı dosyada bilirkişi raporunda da bu durumun tespit edildiğini, müvekkilinin ... ibaresi üzerinde 11. sınıfta öncelik hakkı bulunduğunu ileri sürerek 2020-M-2172 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “...”, “linens” gibi dev markaların sahibi olduğunu, faaliyet alanını genişletmek için 11. sınıf kapsamında da birçok ürün üretmeye başladığını, 2016/35286, 2016/35871, 2016/352 68... /35261 sayılı markalarının bu anlamda sahibi olduğunu, davacının gerçekleştirdiği 2018/62426 sayılı marka başvurusunun, müvekkilinin markaları ile ortak şekilde 11. sınıfı kapsadığını, davacının anılan başvuru açısından müktesep hak sahibi olmadığını,
davacının önceki tarihli markalarının 11. sınıfı kapsamasına rağmen “... ...” ibareli marka ile aynı görsel ve işitsel özelliklerde bir markasının bulunmadığını, davacının 2012/18039 sayılı markasının taraflar arasında uyuşmazlık konusu olduğunu, Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/224 E. sayılı dosyasındaki davanın derdest olduğunu, yine 2014/58846 sayılı markası hakkında da Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/174 E. sayılı davasının bulunduğunu, 2014/58840 sayılı marka ile ilgili olarak da Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/106 E. sayılı davasının derdest olduğunu,
YİDK kararlarının karar tarihi itibariyle değerlendirilebileceğini, davacının daha eski tarihli 97/020675, 98/019473, 2000/286 62... /24924 sayılı markalarının ise kapsamlarında 11. sınıfın zaten olmadığını, taraflar arasında uzun yıllardır süregelen uyuşmazlıkların iş bu dava açısından bir önemi bulunmadığını, kaldı ki “...
PREMIUM” şeklindeki davalı markası hakkında açılan hükümsüzlük davasında, davanın reddine dair verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2017/4713 E., 2020/1205 K. sayılı ilamı neticesinde kaldırıldığını savunarak davanın reddine karara verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları kapsamında yer alan ve tescil talebinde reddine karar verilen 11. sınıf mallar açısından ayniyet, aynı malların satışına özgülenen satış hizmetleri açısından ise benzerlik düzeyinde bir ilişkinin mevcut olduğu, davacının ... ...+şekil ibareli marka başvurusu ile davalının yukarıda ayrıntısı belirtilen itirazına mesnet markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu,
zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki taraf markasında da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı,
her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, davacı tarafın önceye dayalı üstün hak iddiasının sadece yapılan bir başvuruya karşı ileri sürülebileceği, yoksa aynı veya benzer bir markanın tescilli bulunması halinde, öncelik hakkı iddia edene, tescil talebinde bulunma hakkı vermeyeceği,
davacı yanın müktesep hak iddiasına dayanak yaptığı 2012/18039 sayılı ve ''...life'' ibareli markanın tescil tarihinin 09.06.2014.
2014/58846 sayılı ve ...+şekil ibareli markanın tescil tarihinin 12.10.20 16... /09571 sayılı ve ...+şekil ibareli markanın tescil tarihinin 26.12.2017 olup anılan bu üç markanın da 03.07.2018 başvuru tarihli dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle tescili üzerinden henüz makul sürenin geçmediği, 98/019473 sayılı markanın da 11. sınıfta kullanımı gösterir delillerin mevcut olmadığı, dava konusu markalar açısından müktesep hak iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4080, K. 2026/1092, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama