KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4220 E., 2026/1250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/796 Esas, 2025/953 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/475 E., 2023/532 K.
Karar Metni
860 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın .../Ordu şubesi ile davalı şirket arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların ise ayrı ayrı 11.000.000,00 TL tutarla şirket lehine müteselsil kefil olduklarını, kefillerin şirketin ortağı ve yöneticisi olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine davalılara .... Noterliği'nin 04/03/2019 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, bunun üzerine ...
İcra Müdürlüğü'nün 2020/71057 E. sayılı dosyası ile 6.281.137,46 TL ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına davalılardan ... ve ... tarafından Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/83 E. sayılı dosyasında verilen ... kararı mazeret gösterilerek borca, faize ve fer'ilerine gerekçesiz olarak itiraz edildiğini, itirazın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ...
İcra Müdürlüğü'nün 2021/94037 E. sayılı dosyasına konu takibe, borca, faiz ve fer'ilerine yapılan itirazların 6.110.580,00 TL'ye vaki kısmının iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine takip tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kredi sözleşmesine taraf olan müvekkili şirket ile diğer davalılar müşterek borçlu müteselsil kefillerin Ordu ilinde ikamet ettiklerinden yetkili mahkemenin Ordu Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, söz konusu borcun muaccel hale gelmediğini, Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/437 E. sayılı dosyası ile müvekkilleri hakkında 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiğini, Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/83 E. 2020/7 K. sayılı ilamıyla da müvekkili davalı şirketin ... projesinin tasdik edildiğini savunarak davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aynı Mahkemenin 2020/83 E. sayılı dosyasında asıl borçlu şirket yönünden tasdik edilen ... projesi kapsamında borç miktarları dikkate alınmak suretiyle: 1,00-20.000,00 TL arasındaki borçlar 1 taksitte, 20.000,01 TL- 50.000,00 TL miktarları arasındaki borçlar 2 taksitte, 50.000,01 TL - 100.000,00 TL miktarları arasındaki borçlar 3 taksitte, 100.000,01 TL - 500.000,00 TL miktarları arasındaki borçlar 4 taksitte,
500.000,01 TL üzerinde miktardaki borçların ise ilk 3 ayı ödemesiz dönemden sonra 36 ay taksitte ödeneceğinin ve ilk taksit tarihinin 20.09.2020 olarak belirlendiği, davacı banka tarafından asıl borçlu şirket yönünden tasdik edilen proje kapsamında ilk üç aylık ödemesiz dönem olan 26.11.2020 tarihinde takip başlatıldığı, davalı bankanın konkordatonun feshi kararını ise 12.04.2022 tarihinde aldığı, davanın itirazın iptali davası olması nedeni ile takiple sıkı sıkıya bağlı bir dava türü olduğu, takip tarihi itibari ile asıl borçlu şirket hakkında bankanın alacağına ilişkin konkordatonun tasdik edildiği ve bir ödeme planı bulunduğu,
davacı banka yönünden ... feshedilmeden icra takibi başlatıldığı, ... projesi kapsamında ödeme planı bulunduğundan icra takip tarihinde muaccel banka alacağından söz edilemeyeceği, kötüniyet tazminatı şartlarının somut olayda bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/83 E. sayılı (eski Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/437 E.) dosyasında davalı şirket hakkında 05.10.2018 tarihinde "geçici mühlet" kararı verildiği, mahkemece 18.09.2020 tarihinde 2020/7 sayılı kararı ile ... projesinin tasdik edildiği,
kararın istinaf ve temyiz incelemesi sonucu kesinleştiği, projede 500.000,01 TL üzerinde miktardaki borçların ilk 3 ayı ödemesiz dönemden sonra 36 ay taksitte ödeneceğinin ve ilk taksit tarihinin 20.09.2020 olarak belirlendiği, davacı banka tarafından asıl borçlu şirket yönünden tasdik edilen proje kapsamında ilk üç aylık ödemesiz dönemde 24.11.2020 tarihinde takip başlatıldığı, davalı bankanın konkordatonun feshi kararını ise 12.04.2022 tarihinde aldığı, davanın itirazın iptali davası olması nedeni ile takiple sıkı sıkıya bağlı bir dava türü olduğu,
takip tarihi itibari ile asıl borçlu şirket hakkında bankanın alacağına ilişkin konkordatonun tasdik edildiği ve bir ödeme planı bulunduğu, davacı banka yönünden ... feshedilmeden icra takibi başlatıldığı, ... projesi kapsamında ödeme planı bulunduğundan icra takip tarihinde muaccel banka alacağından söz edilemeyeceğine yönelik mahkememe gerekçesinde isabetsizlik olmadığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 28.10.2018 tarihli takside kadar düzenli ödeme yapıldığı, hesabın 26.02.2019 tarihinde kat edildiği,
dolayısı ile geçici mühlet kararı verildiği 05.10.2018 tarihinden önce muaccel alacak olmadığından kefillere karşı da takip başlatılamayacağı, davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığı gerekçesiyle tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4220, K. 2026/1250, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama