KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/482 E., 2025/5664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1569 Esas, 2024/1752 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/590 E., 2024/508 K.
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ... İl Emniyet Müdürlüğü'nün yazısı ile, davalı şirketin faaliyet izin belgesinde belirtilen ''... Mahallesi, ... Sok., No:4/301 .../KONYA adresinde faaliyet göstermediği, ''... Mahallesi, ...
Sokak, No: 4/1 .../Konya'' adresine taşındığı ancak herhangi bir değişiklik yapılmadığının tespit edildiğinin bildirildiğini, davalı şirkete ve şirket yetkilisi ...'a, şirketin faaliyet adresine davalı şirketin kanun ve ana sözleşme hükümleri gereğince yeni adresinin tescilinin yapılması gerektiği konusunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 33. ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. maddeleri hükümleri esas alınarak tescile davet prosedürünün başlatıldığına ilişkin tebligatlar gönderildiğini, ancak müdürlüklerince tescile davet prosedürüne ilişkin yapılan bütün tebligatların iade geldiğini,
bu nedenle tescile davetlerin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek TTK'nın 33/3 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 36/4 maddeleri uyarınca davalı şirketin merkez adresinin ticaret sicilinden terkin ve iptaline ile kararın hükmen tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK'nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda TTK’nın 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması,
yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, yukarıda açıklanan anasözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve tarafların da her zaman ileri sürebileceği gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri ve TTK'nın 31, 32, 33. maddeleri ile Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 28, 36, 37. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirket merkez adresinin ticaret sicilden terkini ile kararın hükmen tescili istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/482, K. 2025/5664, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama