KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/487 E., 2025/5486 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1512 Esas, 2024/1675 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/219 E., 2021/120 K.
Karar Metni
907 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150, 2011/76454, 2014/109106, 2015/27750, 2015/27761 sayılı, "...", "...+şekil", "... ...", "...", "...", "... ...", "... ..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... ...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kurum'a başvuruda bulunduğunu, 2018/68438 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı'na itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın kısmen reddedildiğini,
bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, "..." ibareli markaların ciddi bir bilinirliğe sahip olduğunu, ciddi kullanımın ispatlanamadığına yönelik YİDK kararının hatalı olarak verildiğini, bu marka altında konserler, etkinlikler yapıldığını, AVM’ye ilişkin tanıtım broşürleri ve dergiler yayınlandığını,
www...com.tr internet sitesinin aktif kullanımı ile her gün binlerce kişiye ulaşıldığını ileri sürerek YİDK'in 2020-M-3413 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2018/68438 başvuru numaralı, “... ...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1974 yılından beri inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının bahse konu markalarını ciddi biçimde kullanmadığını, bu hususta delillerin sunulmadığını, davalının “...” ibaresi üzerinde 2013/14503 sayılı “... inşaat” markası sebebiyle müktesep hak sahibi olduğunu, “...” markasının tanınmış marka vasfı taşıdığını, taraf markalarının benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sunulan delillerin, davacının davalı markası kapsamında sayılan malların davacı tarafça satışa sunulduğunu ispata yeterli olmadığı, sunulan bu deliller içerisinde davacının 2004/021 50... /76454 sayılı markalarının kullanımına ilişkin bir bilgi ya da belge de tespit edilemediği,
davalının müktesep hak iddia ettiği 2013/14503 sayılı markanın tescil tarihinin 09.02.2015, dava konusu markanın başvuru tarihinin ise 23.07.2018 tarihi olması ve başvuru tarihi itibariyle 5 yıllık hükümsüzlük davası açılma süresinin henüz dolmaması nedeniyle, davalının eski tarihli markasının müktesep hak sağlamadığı, "..." ve "..." esas unsurlu taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu,
emtia benzerliğinin de kısmen gerçekleştiği, benzer mal ve hizmetler bakımından benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 maddesi hükmündeki koşulların oluşacağına ilişkin kanaat ise oluşmadığı, kötüniyete ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2020-M-3413 sayılı kararının davacının itirazlarının reddi yönünden 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer.
Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları.
Akvaryum kumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtialarla sınırlı olarak kısmen iptaline, 2018/68438 sayılı markanın 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer.
Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları.
Akvaryum kumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtialarla sınırlı olarak kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "..." esas unsurlu markaları ile davalı şirketin "..." ibareli markaları arasında görsel ve işitsel olarak yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, zira tek harf farklılığının başvuruyu itiraza mesnet markalardan farklılaştırmaya yetmediği, bu hale göre taraf markalarının benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasının ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceği, ancak davalı tarafça kullanım ispatı talep edildiği, davacının kullanım ispatına konu markalarının çekişmeli hizmetlerde ciddi kullanımını ispatlayamadığı,
bu durumda emtia benzerliği incelemesinin kullanım ispatına konu olmayan 2014/104106 sayılı markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetler yönünden yapılmasının gerektiği, her ne kadar başvuru aşamasında benzer mal ve hizmetlerin dava konusu markanın emtia listesinden çıkartıldığı ileri sürülmüş ise de, başvuru kapsamında halen benzer hizmetlerin bulunduğu, öte yandan, davacının tanınmışlık ve kötüniyet iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/487, K. 2025/5486, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama