KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/503 E., 2025/5392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1395 Esas, 2024/1696 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/400 E., 2021/464 K.
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 2020/60791 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunun yapıldığını, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b ve 1-c maddleri uyarınca başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili tarafından uzun yıllar harcanan emek sayesinde başvuru konusu ibareye tanınmışlık kazandırdığını, "...
Mantı" ibaresinin genel kullanımı haiz bir yemek adı olmadığını, müvekkilinin "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, dolayısıyla başvuru konusu ibare üzerinde müvekkilinin müktesep hakkının olduğunu, bir bütün olarak müvekkili başvurusunun ayrım gücünün bulunduğunu ileri sürerek YİDK'in 2020-M-9070 sayılı kararının iptaline, başvurunun kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun ayırt edici nitelik taşımadığı gibi tanımlayıcı nitelikte bulunduğunu, SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddesi koşullarının oluştuğunu, başvuru konusu ibareye kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasının ispat edilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"...+ şekil" ibareli başvuru markasının, kapsamında olup da reddedilen mallar /hizmetler açısından soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, YİDK'in, davaya konu marka başvurusunun SMK'nın 5/1-b maddesi kapsamında ayırt edicilik taşımadığı tespitinin yerinde ve doğru olduğu, yine başvuru konusu ibarenin, kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden cins, vasıf bildirdiği, tanımlayıcı nitelik taşıdığı, herkesin kullanabileceği ibare olduğundan bir kişinin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığı,
SMK'nın 5/1-c kapsamında mutlak ret engelinin oluştuğu, kullanım yoluyla başvuru konusu ibareye ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasının ispat edilemediği, SMK'nın 6/3. maddesine dayalı iddianın da, böyle bir durumun başvurunun tescilini sağlama değil başkasının başvurusuna itiraz hakkı sağladığından yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir coğrafi yer adı olan "..." ibaresinin tek başına tescili talep edilmeyip "Mantı" ibaresi ile birlikte tescili istendiğinden ve ... ilçesi, başvuru kapsamından çıkarılan 30, 35, 43/1. sınıf mal ve hizmetler yönünden bilinen ya da ilişkilendirilen bir yer olmadığı gibi "... mantı" adı ile bilinen bir yemek türü de bulunmadığından, dava konusu başvuru yönünden SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddesi anlamında tescili engeli bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/503, K. 2025/5392, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama