KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/524 E., 2025/4503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/191 Esas, 2024/169 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ilamsız icra takibine konu 1.095.000,00 TL alacağının 230.067,78 TL tutarındaki kısmının davalı şirkete verilen borçtan doğduğunu, müvekkili tarafından davalı şirkete bu miktar borç verildiğinin şirket yıl sonu bilançosunda da kayıtlı olduğunu, kalan 864.932,22 TL tutarındaki kısmının ise müvekkiline ait arsanın davalı şirkete satışından kalan alacağı olduğunu ileri sürerek bu alacakların tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %40 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacağa dayanak gösterdiği parasal hareketlerin tamamının fiktif ve hayali hesap hareketleri olduğunu, şirket nezdindeki muhasebe kayıtlarının sonradan düzenlendiğini, şirketin paraya ihtiyacı yokken para koymanın anlamı olmadığı gibi vergi yasaları uyarınca da bu miktarda para konmasına olanak bulunmadığını, davacı muhasebe kayıtlarına göre bu miktar borç verdiğine dair kayıt oluşturmuş ise de kasada böyle bir kayıt ve paranın bulunmadığını, arsa satışı nedeniyle düzenlenen 27.12.2011 tarihli resmi senette bu satış nedeniyle alacağını tamamen aldığını ve hiçbir alacağı bulunmadığını beyan ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak tarafların tapuda resmi işlem sırasında bedelin daha sonra ödenmesi hususunda anlaştıklarının davalı şirketin defter ve banka kayıtlarının incelenmesi ile sabit olduğu, dolayısıyla davacının taşınmaz satış bedelini talep edebileceği, davacının talep ettiği borç verdiği paranın iadesi istemi yönünden ise; davacının hem davalı şirketin ortağı ve yetkilisi, hem de mali kayıtlarını tutan kişi olması nedeniyle şirketi kendi lehine borçlandırdığı, borç verildiği iddia edilen 225.000,00 TL’nin şirket kayıtlarında yer aldığı, ancak davacının borç para verdiği iddiasını doğrulayacak başkaca delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının münferit yetkili olduğu dönemde davalı şirkete verdiği borç para ile ½ hissedarı olduğu taşınmazın davalı şirkete satışından doğan bedelin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/524, K. 2025/4503, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama