KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/5900 E., 2026/1133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/441 Esas, 2025/621 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uluslararası nakliye işi yaptığını, 2014 yılında yurt dışından Türkiye'ye gemi ile gelen ve Suriye ülkesine gönderilen transit taşımaya konu ikinci el kullanılmış araçların taşıma işini üstlendiğini, ikinci el araçların bir kısmının İskenderun liman sahasına ve bir kısmının da ...Liman sahasına indirildiğini, bu araçların bir kısmının Suriye'ye taşındığını ancak bir kısmının savaş sebebi ile sınır kapısının kapalı olmasından dolayı geçişlere izin verilmediğinden Suriye'ye taşınamadığını,
taşıma işi yapılamayan ve müvekkili adına ...liman sahasına inen araçların ilerde taşınmasının yapılabilme ihtimaline binaen ve gümrük tarafından ikinci el tasfiye işlemine tabi tutulmaması için araçların liman sahasında kalmaları konusunda dava dışı şirketlerin süre uzatım talep ettiklerini, müvekkilinin de yetkilendirildiği bazı araçlar için ... Lojistik Gümrükleme Ltd.
Şti. aracılığı ile ...Gümrük Müdürlüğüne süre uzatım talebinde bulunduğunu, müvekkilinin yetkiyle süre uzatımını istediği bu araçların süre uzatım taleplerinden sonra ikinci el araçlar yurtdışı edilemediğinden Orta Akdeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü tarafından araçların tasfiye işleminin yapıldığını, bu araçlardan dolayı davalı şirkete herhangi bir ardiye borçlarının kalmadığını, daha sonra davalı yanca müvekkiline 01.06.2015 tarihli A seri ... no.lu 37.230,00 USD bedelli fatura keşide edildiğini,
bu faturadan sonra yaptıkları araştırmada müvekkiline bizzat yetkili olarak süre uzatım istediği araçlar için 45 günlük ardiye ücretlerine binaen A seri ... no.lu 26.06.2014 tarihli 2.065,00 USD, A seri ... no.lu 26.06.2014 tarihli 2.212,00 USD, A seri ... no.lu 26.06.2014 tarihli 2.065,00 USD, A seri ... no.lu 26.06.2014 tarihli 2.065,00 USD, A seri ... no.lu 26.06.2014 tarihli 1.180,00 USD bedelli faturaların gönderildiğini ve bunların müvekkilince ödendiğini tespit ettiklerini,
ancak davaya konu faturanın müvekkilinin ödediği bu ilk 45 günlük ardiye ücretini de kapsar şekilde ve yapılan ödemeler dahi mahsup edilmeden 37.230,00 USD bedelli olarak düzenlendiğini, müvekkilinin bu dört konişmento kapsamında gemiden indirilen araçlarla ilgili süre uzatım talebinin olmadığını, bu fatura bedellerinin mükerrer şekilde 37.230,00 USD bedelli fatura ile yeniden talep edildiğini ileri sürerek müvekkilinin 01.06.2015 tarihli A seri ... no.lu 37.230,00 USD bedelli faturadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının faturaya süresinde itiraz etmediğini, 2015 yılında gönderilmiş olan faturaya üç yıl sonra menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davacıya gönderilen faturanın 51 adet binek araca ait olduğunu, davacının faturaya dayanak olan konişmento numarasını hatalı yansıttığını, hiç bir ilişkisi olmadığını iddia ettiği araçların 45 günlük ardiye bedelinin yatırıldığını belirtmesinin de kendi iddiasını çürüttüğünü, faturaya konu araçların alıcısının konişmentolara göre davacı olduğunu savunarak davanın reddine, davacının borçlu olduğunun tespiti ile davası açmakta kötüniyetli olduğundan 5.000,00 TL'den az olmayacak şekilde mahkemenin takdir edeceği miktarda kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacı şirketin uluslararası nakliye işi ile uğraştığı, 2014 yılında gemi ile Türkiye'ye getirilen ve Suriye'ye transit taşımaya konu olan ikinci el kullanılmış araçların taşıma işini üstlendiği, araçların ...
Gemi Acentalığı A.Ş. tarafından getirildiği, ancak liman sahasına indirilen ikinci el araçların bir kısmının savaş sebebi ile Suriye'ye gönderilemediği ve liman sahasında kaldığı, söz konusu araçların ....,.......,....... ve....... no.lu konişmentolara konu araçlar olduğu, araçların 17.05.2014-01.06.2015 tarihleri arasında 381 gün liman sahasında kalmış olması sebebi ile 176 günlük ardiye ücretine tekabül eden alacak için davalı tarafından dava konusu 01.06.2015 tarih ve ...sıra numaralı, 37.230 USD bedelli faturanın düzenlendiği ve faturanın ödenmesi amacı ile davacı şirkete 23.06.2015 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği,
akabinde eldeki davanın açıldığı, celp edilen gümrük müdürlüğü kayıtları ve alınan bilirkişi raporuna göre araçların iş bu konişmentolara konu araçlarla ilgili davacı tarafından herhangi bir süre uzatımı talebinde bulunulmadığı, süre uzatım talebinin dava dışı ... Gemi Acentalığı A.Ş. tarafından yapıldığı ancak araçlarla ilgili süre uzatım talebinde bulunulmasına dair davacı şirket tarafından adı geçen ...
Gemi Acentalığı A.Ş.'ye verilmiş herhangi bir vekâletnamede bulunmadığı, süre uzatım talebinde bulunan şirketin bu taleplerine eklediği alıcıların taleplerinin celbi için anılan şirkete ve ...Gümrük Müdürlüğüne yazılan müzekkereler sonucu da ilgili evrakların celp edilemediği, bu konuda ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça da herhangi bir belge ibraz edilemediği, bu hali ile dava konusu ardiye ücretine dair fatura alacağından davacı şirketin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının sadece taşıyıcısı olduğunu iddia ettiği ve davalının işlettiği liman alanında süre uzatım taleplerine istinaden bekletilen malların, bekleme süresince oluşan ardiye ve depolama ücretlerine istinaden davalı tarafından keşide edilen fatura nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/5900, K. 2026/1133, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama