İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/615 K.2025/6477

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen…

Esas2025/615Karar2025/6477Tarih23 Ekim 2025Okuma8 dk · 1.608 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/615 E., 2025/6477 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Ekim 2025
Mahkemesi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/55 Esas, 2024/1850 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2022/114 E., 2022/605 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.608 kelime·8 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.10.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %50 pay sahipliği ile ortağı iken 10.04.2017 tarihinde katılımı olmaksızın genel kurul toplantısı yapıldığını, genel kurul toplantısında sermaye artırımına ilişkin bir karar alınarak müvekkilinin sermaye artırım borcundan sorumlu tutulduğunu, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/264 E. sayılı dosyası kapsamında bu genel kurul kararının iptali için dava açıldığını, yönetim kayyımlarınca davacının sermaye koyma borcunu yerine getirmediğinden bahisle davacıya ait payların 850.000,00 TL'sine karşılık gelen kısmı olan 34 adet payın diğer ortağa satıldığını,

bu satım işleminin 23.01.2019 tarihinde kayyım heyetinin katılımı ile gerçekleştirilen genel kurul toplantısında alınan karar ile gerçekleştirildiğini, davacıya ait payların satım ve devrine ilişkin kayyım heyetince yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ve davacıyı ortaklıktan çıkarmaya yöneldiğini, 10.04.2017 tarihli genel kurul kararının iptaline yönelik dava açıldığını, davacının esas sermaye koyma borcunu ifadan kaçınmadığını ve temerrüde düşürülmediğini, sermaye koyma borcunun artırılmasına yönelik karar kesinleşmediğinden muaccel bir borç olmadığını,

hisse devrinde yönetim kurulu hesabının neye göre yapıldığının belli olmadığını ileri sürerek pay devrine ilişkin 23.01.2019 tarihli genel kurul kararının ve yapılan pay devrinin iptaline, davacıya ait payların iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yönetim kurulu kararı ile şirket ortaklarından ...'ın 10.04.2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında şirket sermayesinin 2.500.000,00 TL'ye artırılması kararından dolayı kendi payına nakit olarak 949.898,52 TL sermaye taahhüdünde bulunulduğunu ve sermaye taahhüdünün 75.288,00 TL'lik kısmını Ocak 2018 döneminde maden harç bedellerini ödeyerek yerine getirdiğini, bakiye 874.610,52 TL'yi çekilen ihtara rağmen ödemediğini, eksik kalan 850.000,00 TL'ye karşılık 34 payın başkasına satılmasına karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu dava ile davacı ... aleyhine ortaklıktan çıkarma talepli açılan 2017/275 E. sayılı dosyanın 2017/264 E. sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, yargılamanın devamı sırasında iş bu dava dosyasının 2017/264 E. sayılı dosyasından tefrik edildiği ve yargılamaya devam olunduğu, davalı şirketin 10.04.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirket sermayesinin 500.000,00 TL'den 2.500.000,00 TL'ye çıkarılmasına karar verildiği, alınan bu kararın iptali talebi ile 2017/264 E. sayılı dosya üzerinden dava açıldığı,

açılan bu davada 06.06.2017 tarihinde davalı şirkete iki kişilik yönetim kayyımı atandıktan sonra 23.09.2017 tarihinde bu yönetim kayyımlarının değiştirilmesine yönelik karar verildiği, genel kurul kararının iptali talebi ile açılan davada yargılama devam ederken, atanan yönetim kayyımlarınca 17.07.2018 tarihinde davacıya ihtarname keşide ederek sermaye artırımına ilişkin karar gereğince 1.899.797,04 TL'lik kısmının tamamlanması gerektiğinin, peşin yatırılması gereken 1/4'lük kısmın ise 474.949,24 TL olduğunun, bu bedelin henüz ödenmediğinin belirtilerek taahhüdün yerine getirilmesinin ihtar edildiği,

akabinde 16.11.2018 tarihinde 2. ihtarname keşide edilip sermaye artırımı kararı nedeniyle peşin ödenmesi gereken dörtte birlik kısım olan 474.949,26 TL'lik bedelden davacının payına düşen kısmın 237.474,63 TL olduğu, bu bedelin 75.288,00 TL'sinin ruhsat harçlarının ödenmesi maksadıyla ödendiği, bakiye 162.186,63 TL'nin ödenmediği, bu taahhüdün yerine getirilmesinin ihtar edildiği, davalı şirkete atanan yönetim kayyımları tarafından davacıya keşide edilen bu iki ihtara rağmen davacı tarafından sermaye artırım borcu yerine getirilmediğinden, 23.01.2019 tarihinde şirkete atanan kayyımlar tarafından yönetim kurulu toplantısı yapıldığı,

10.04.2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin karar gereğince davacı ...'ın sermaye borcunu yerine getirmediği gerekçesiyle davacıya ait 34 adet payın 850.000,00 TL karşılığında başkasına devrine karar verildiği, alınan bu karar sonrasında davacıya keşide edilen 13.02.2019 tarihli ihtarname ile davacıya ait 34 adet payın başkasına satılmasına karar verildiğinin davacıya ihtar edildiği,

davacı her ne kadar dava dilekçesinde pay devrine ilişkin 23.01.2019 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiş ise de, davacının paylarının devrine ilişkin genel kurul tarafından alınmış bir karar bulunmadığı, davacıya ait 34 adet payın 850.000,00 TL karşılığında başkasına satılmasına ilişkin 23.01.2019 tarihinde yönetim kayyımları tarafından yapılan yönetim kurulunca karar alındığı, buna göre davacının 23.01.2019 tarihli yönetim kurulu kararının iptalini talep ettiği sonucuna varıldığı,

her ne kadar anonim şirket yönetim kurulu kararları aleyhine iptal davası açılamaz ise de, pay sahiplerinin kişisel haklarını ihlal eden yönetim kurulu kararları aleyhine batıl olduğu gerekçesiyle dava açılabileceği, davalı şirket esas sözleşmesinde, sermayenin 1/4'ünün şirketin kuruluşunun tescili tarihinden itibaren en geç 3 ay içerisine, kalanının ise yönetim kurulunun alacağı kararlar dairesinde en geç 3 yıl içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı,

sermaye borcunu ödemeyen bir pay sahibinin ıskat edebilmesi için öncelikle temerrüde düşürülmesi gerektiği, temerrüdün söz konusu olabilmesi için de bakiye sermaye borcunun ödenmesi konusunda yetkili organın bir karar alması ve bunu sözleşmede öngörülen usul ve şekilde talep etmesi,

uygulamadaki ifade ile apel işlemini yapması gerektiği, esas sözleşme ile ifa için pay sahiplerine ihbar yapılması şart koşulmuşsa borcun, ihbar ile muaccel olacağı, esas sözleşmede özel bir düzenleme yoksa, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 481. maddesi hükmünün uygulanacağı, bu maddeye göre payların bedellerinin, yönetim kurulu tarafından esas sözleşmede başkaca hüküm bulunmadığı takdirde pay sahiplerinden ilan yoluyla isteneceği, ilan da ödenmesi istenen sermaye borcunun oranı veya tutarı ile ödeme tarihi veya ödemenin nereye yapılacağı açıkça belirtileceği,

davaya konu olayda genel kurul tarafından sermaye artırımına ilişkin alınan karar gereğince davacıya 16.07.2018 tarihinde ihtarname keşide edilerek sermaye koyma borcunun yerine getirilmesinin istendiği, ardından 16.11.2018 tarihinde keşide edilen ihtarname ile yine sermaye koyma borcunun yerine getirilmesi gerektiğinin ihtar edildiği, sermaye artırımına ilişkin genel kurulda alınan karar sonrasında yönetim kurulu tarafından sermaye artırımına ilişkin borcun yerine getirilmesine ilişkin bir karar alınmadığı, yani apel işleminin yapılmadığı,

apel işlemi yapılmadığı gibi davacının sermaye koyma borcunu yerine getirmesi amacıyla TTK'nın 481. maddesi hükmünde öngörülen usulde ilan yoluna başvurulmadığı, ödenmesi istenen sermaye borcu oranı veya tutarı ile ödeme tarihi ve ödemenin nereye yapılacağının belirtilmediği, sermaye koyma borcunun yerine getirilmesi hususunda davacının yasada ön görülen şekilde temerrüde düşürülmediği, davacının sermaye koyma borcunun yerine getirilmesi amacıyla yetkili organlar tarafından usulüne uygun şekilde karar alınmadığı, apel işlemi olarak adlandırılan işlem yerine getirilmeden davacının paylarının satışına karar verildiği,

yönetim kurulunu oluşturan yönetim kayyımlarının sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen ortak hakkında yasada ön görülen usul ve işlemleri yerine getirmediği, buna göre davalı şirket tarafından davacının haklarını ortadan kaldırmaya yönelik karar alındığı, her ne kadar yönetim kurulu kararları aleyhine iptal davası açılamaz ise de, ortakların kişisel hak ve menfaatlerini zedeler nitelikte alınan kararların batıl olduğu,

bu nedenle davalı şirket yönetim kurulunun 23.01.2019 tarihli kararı ile davacının hisselerinden 34 adet payın 850.000,00 TL karşılığında satılıp yerine başkasının alınmasına yönelik kararın batıl olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 23.01.2019 tarihli davacı ...'ın hisselerinden 34... .000,00 TL karşılığında satılıp yerine başkasının alınmasına yönelik kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, davacıya ait iken satışı yapılan 34 adet payın davacıya ait olduğunun tespiti ile davacıya iadesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 17.07.20 18... .11.2018 tarihli ihtarnamelerin davacıya tebliğ edildiği, sermaye artırımından doğan borcun ödenmesi için herhangi bir süre belirlenmediği, 23.01.2019 tarihli kayyım heyeti kararı ile davalının ıskatına dair karar alındığı, ancak ıskat için öncelikle sermaye borcu bulunan ortağın temerrüde düşürülmesi gerektiği, temerrüt için ise yetkili organın bir karar alması ve bunu sözleşmede öngörülen usul ve şekilde talep etmesi gerektiği, dosya kapsamında temerrüde ilişkin alınmış bir karar bulunmadığı,

davalı şirketin ana sözleşmesinde de ıskata ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, Kanun'da öngörülen şekilde ıskatın yapılmadığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket ortağı olan davacının paylarının satılmasına yönelik yönetim kurulu kararının iptali ve payların davacıya iadesi istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Davacı vekili dava dilekçesinin sonuç bölümünde, pay devrine ilişkin 23.01.2019 tarihli yönetim kurulu kararının iptali ile yapılan pay devrinin iptaline, davacıya ait payların iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dosyasının ve taraf vekillerinin beyanlarının incelenmesinden, 23.01.2019 tarihli şirket kayyım heyeti (yönetim kurulu) kararı ile davacı ...'ın sahibi olduğu hisselerden 850.000,00 TL'ye karşılık gelen 34 payın satılıp yerine başkasının alınmasına karar verildiği, satılıp yerine başkasının alınmasına karar verilen bu 34 payın dava dışı ...'ye satılmasına karar verildiği ve yapılan pay devri ile davacıya ait 34 payın dava dışı ....'ye geçtiği anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin istinaf ve temyiz dilekçesinde de bu hususta ayrıntılı açıklamalar yer almaktadır.

Davacının pay devrinin iptali ve payların iadesi talebinin muhatabı davalı şirket ile birlikte payların devredildiği dava dışı üçüncü kişidir. Hal böyle olunca davacı tarafa, 34 adet payı devralan üçüncü kişiye karşı da dava açması için kesin süre verilip eldeki dava ile birleştirilerek tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi,

davacı tarafın kendisine verilen kesin süre içinde 34 adet payın devredildiği üçüncü kişiye karşı dava açmaması durumunda davacı talebinin üçüncü kişinin haklarını etkilemeyecek şekilde değerlendirme yapılması gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemini esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.

2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/615, K. 2025/6477, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/615
Karar No
2025/6477
Tarih
23 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/624 K.2025/3287
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/626 K.2025/4971
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/626 K.2025/4400
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2025/635 K.2025/679
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/636 K.2025/4454
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/637 K.2025/3294

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.