KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/629 E., 2025/5597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1525 Esas, 2024/1688 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/25 E., 2022/176 K.
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... ..." ve "..." ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı şirketin 2019/128544 sayılı ve "...+şekil" ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusu ile müvekkiline ait markalar arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin başvuruda aynen yer aldığını, dava konusu marka başvurusunun müvekkili markalarının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla yapıldığını,
başvuru sahibi davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2021-M-10876 sayılı YİDK kararının 35. sınıfta yer alan “insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda(besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları” ile 29... . sınıfta yer alan malların satışına yönelik hizmetler yönünden kısmen iptaline ve tescili halinde dava konusu markanın sayılan hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, ön inceleme duruşmasından önce davalı şirketle imzaladığı sulh protokolünü dosyaya ibraz etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu markanın kapsamında yer alan dava konusu hizmetler redde gerekçe markanın kapsamında ilişkili olarak yer alsa da, dava konusu marka ile redde gerekçe markanın arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerliğin bulunmadığı, dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında ortalama tüketici bakımından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, tanınmışlık ve kötüniyet şartlarının ise gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ön inceleme celsesinde davacı vekilince davalı şirket yönünden açılan davadan feragat edilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince bu husus nazara alınmadan karar verilmişse de istinaf edenin sıfatına göre bu hususun kaldırılma nedeni yapılamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince dava konusu marka başvurusuna konu işaretin davacıya ait itiraza mesnet markalar ile iltibas oluşturmayacağı, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf edenin sıfatına göre, karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yürürlükte bulunan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 inci maddesi ile "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği" düzenlenmiştir.
Somut olayda itiraza mesnet davacının "... ..." ve “...” ibareli seri markalarının kapsamındaki mal ve/veya hizmetler, davalı başvurusu olan "...+şekil" ibareli marka kapsamındaki dava konusu edilen mal ve/veya hizmetlerle aynı ve/veya benzer durumdadır. Genel izlenim olarak taraf markaları arasında, ortalama tüketiciler yönünden iltibas veya karıştırma ihtimaline sebep olacak derecede sessel, işitsel ve görsel olarak benzerlik bulunduğu görülmektedir. Nitekim Dairemizin 21.11.2011 tarihli 2010/4323 E. 2011/15558 K. sayılı kararı ile "..." ve "...+şekil" markalarının da benzer olduğu, yine Dairemizin 28.09.2022 tarihli 2021/1696 E. 2022/6400 K. Sayılı kararı ile "..." ve "..." markalarının benzer olduğu kabul edilmiştir.
Bu durumda, anılan emsal kararlar ve taraf markaları arasındaki ibare ve dava konusu edilen emtiaların benzerliği ve davacının yalnızca davalı şirkete yönelik davasından feragat ettiği dikkate alınarak, davalı ...'e yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince davanın tümden reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/629, K. 2025/5597, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama