KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/637 E., 2025/5567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1815 Esas, 2024/2064 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/294 E., 2021/360 K.
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin 2019/49872 numaralı ''...'' ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkiline ait 2014/101556, 2014/07265, 2013/105213, 2010/70985, 2010/13907, 2006/65583, 2001/28201, 2001/17090 tescil numaralı ''...'' yazılı markaları ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin markasının itibarına zarar vereceğini, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını, ''...'' markasının ... tescil numarası ile tanınmış marka statüsünde olduğunu,
bu nedenle söz konusu başvurunun tüm sınıflar yönünden reddedilmesi gerektiğini, ancak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla başvuruya yaptıkları itirazın haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ile 2019/49872 numaralı başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... İlaç Danışmanlık Hizm. Ltd. Şti. temsilcisi savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin ''...'' ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ''...'' ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketiciyi iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacı tarafın ''...'' ibareli başvuru üzerinde 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 hükmü anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasını kanıtlayamadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5 hükmü kapsamında tanınmışlık koşulunun gerçekleşmediği,
davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız yarar sağlanabileceği, markanın itibarının zedelenebileceği veya ayırt edici karakterinin zarar görebileceği hususlarının ispatlanmadığı, davacı tarafın SMK'nın 6/6 hükmü kapsamında ticaret unvanı dâhil diğer fikri ve sınai mülkiyet haklarına dayanarak ileri sürdüğü iddialar ile dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9 hükmü kapsamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasını kanıtlayamadığı, bu nedenle davaya konu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümüzlük istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/637, K. 2025/5567, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama