KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/638 E., 2025/5377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1823 Esas, 2024/2065 Karar
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/213 E., 2022/133 K.
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum nezdinde yapılan 2020/100406 numaralı ''...+...'' ibareli marka başvurusu hakkında Markalar Dairesi Başkanlığının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun SMK 5/1-b ve c hükümleri gereğince kısmi ret kararı vermesi üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna (YİDK) yaptıkları itirazın, 26.05.2021 tarih ve 2021-M-3660 sayılı kararla haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek anılan YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 5/1-b hükmü yönünden yapılan değerlendirme neticesinde ''...+...'' ibareli başvuru markasının madde kapsamında yer alan mal/ hizmetler açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mal/ hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal/hizmetlerden ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde ayırt ediciliğinin bulunduğu şeklinde algılanacağı.
SMK'nın 5/1-c hükmü yönünden yapılan değerlendirme neticesinde ''...+...'' başvuru markasının kapsamında yer alan mallar/ hizmetler açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında cins, vasıf bildiren, yani tanımlayıcı bir durum olarak algılanmayacağı, dava konu edilen YİDK kararının SMK'nın anılan maddelerine uygun olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-3660 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve mahkemece görüşüne başvurulan ve içinde sektör uzmanlarının da yer aldığı bilirkişi heyet incelemesi ile dava konusu marka tescil başvurusunda yer alan "..." ibaresinin "Avrupa Birliği" anlamını veren bir ibare olduğunun, "Key" ibaresinin ise en yaygın olarak "anahtar" anlamının bulunduğunun, buna göre "..." ibareli başvurunun "Avrupa'ya ait/özgü anahtar" anlamına geldiği kabul edilse bile,
dava konusu 09. sınıf mallarda yurt dışında ya da yurt içinde, Avrupa'ya ait/özgü bir anahtar çeşidinin bulunmadığının, dolayısıyla "anahtarın Avrupa'dan geldiği" yönünde bir intibaya ulaşılmasının mümkün olmadığının bildirildiği, buna göre davacının "...+şekil" ibareli marka tescil başvurusunun, anahtar malının veya bu malın satışına ilişkin 35/5. sınıf hizmetlerin hiçbir karakteristik özelliğini tanımlamadığı, emtianın cinsini, vasfını veya türünü betimlemediği,
dolayısıyla SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c hükümleri anlamında tescil engelinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/638, K. 2025/5377, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama