KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/639 E., 2025/5493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1818 Esas, 2024/2018 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/150 E., 2022/150 K.
Karar Metni
825 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çok sayıda "..." ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı şirketin 31.12.2019 tarihinde 1 ve 4. sınıf ürünleri içeren 2019/136672 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru markasının kapsadığı malların, müvekkilinin mesnet markaları ile aynı ya da benzer olduğunu, taraf markalarının ortalama tüketiciler nezdinde bıraktığı iz itibariyle işitsel, görsel ve biçimsel olarak benzerlik taşıdığını,
başvurunun davacı markalarının bir başka versiyonu veya serisi yahut uzantısı olarak algılanabileceğini, "..." ibaresinin anlamsız ve yaratılmış bir sözcük olduğundan ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, uzun yıllara dayanan yaygın ve yoğun kullanım ve tanıtımlarla ayırt ediciliği yüksek tanınmış marka niteliği kazandığını, “...” sözcüğünün tercih edilmesinin rastlantıdan ibaret olmadığını, davalının başvuru konusu işareti davacı markasına yanaştırma yönündeki eylemlerinin tamamen kötüniyetli bulunduğunu,
davacının davalı şirketin müdürü ve kurucularından olan ...'ın "..." ibareli 2018/80043 numaralı ve 01. ve 04. sınıftaki mallar üzerinde yaptığı marka tescil başvurusuna ilişkin Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı 2020/118 E. sayılı YİDK karar iptali ve hükümsüzlük davasının hem işaretlerin benzerliği hem de malların ayniyeti şartı gerçekleştiğinden karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle kabul edildiğini, ...'ın,
bu mahkeme kararını dolanarak bu sefer davalı şirket üzerinden markanın çok az değiştirilmiş halini tescil ettirmeye çalıştığını ileri sürülerek TÜRKPATENT YİDK'nın 2021-M-2867 sayılı kararının iptali ile 2019/136672 sayılı marka başvurusunun yargılama sırasında tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket; davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "Şekil+ ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın markaları yönünden SMK'nın 6. maddesinin beşinci maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı,
kötüniyetli veya 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve devamı anlamında haksız rekabet oluşturacak şekilde başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza mesnet olarak gösterilen "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle SMK'nın 6. maddesinin birinci fıkrası anlamında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin söz konusu olmadığı, zira davacı markalarında bulunmayan "M" ve "H" harflerinin dava konusu başvuruda belirgin olarak yer aldığı, bir bütün olarak şekil unsuru ve tertip tarzı itibariyle başvuruya yeterli düzeyde ayırt edicilik sağlandığı,
davacı markalarına yanaşma durumunun söz konusu olmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.11.2024 tarih, 2023/6151 E., 2024/7690 K. sayılı kararında da davacının "..." ibareli markaları ile "...+şekil" ibareli başvurunun benzer bulunmadığı, marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6. maddesinin beşinci maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6. maddesinin dokuzuncu fıkrası anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı,
dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2019/136672 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının "..." ibareli markalarını mesnet göstererek ve iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet hukuki sebep ve vakıalarına dayanarak yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 2021-M-2867 sayılı kararının iptali ile 2019/136672 sayılı marka başvurusunun yargılama sırasında tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/639, K. 2025/5493, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama