KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/6378 E., 2026/1232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/54 Esas, 2025/87 Karar
- Hüküm
- Karar verilmesine yer olmadığı
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların davacı ... ve ... A.Ş.'nin ortakları olduğunu, bu şirketin %65 hissesinin aynı zamanda şirketin yönetim organı temsilcisi olan davacı ...'a, %30 hissesi davalı ...'a, % 5 hissesi de davalı ...'e ait olduğunu, Maliye ve Hazine Bakanlığı'nın 2018-32/45 sayılı Tebliği uyarınca 01.07.2019 tarihine kadar yapılması zorunlu işlemlerin ifası için davalılara ihtar çekildiğini, ancak davalılarca işlemlerin yerine getirilmediğini,
tüm bu nedenlerle Maliye ve Hazine Bakanlığı'nın 2018-32/45 sayılı Tebliğ uyarınca 01.07.2019 tarihine kadar yapılması zorunlu işlemlerin ifası için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 403. maddesinin ikinci fıkrası ve devamı maddeleri uyarınca davalılara tebligat ve kayyımla ilgili menfaat çatışması araştırması yapılmaksızın yerine getirilmesi istenen yükümlülüklerin ifasıyla sınırlı olarak kayyım atanmasına, atanacak kayyıma tüm bu belgelerin temini, işlemlerin ifası için elden takip yetkisi verilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ..., duruşmadaki beyanında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığı Finansal Piyasalar ve ... Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından, 27.06.2019 tarihinde ortaklar arasındaki anlaşmazlık nedeniyle gerekli işlemlerin 01.07.2019 tarihine kadar tamamlanamayacağının ve ek süre istendiğinin bildirildiği, şirkete 30.09.2019 tarihine kadar ek süre verildiği, nihayetinde 10.01.2020 tarihinde şirkete yetkili müessese faaliyet izin belgesi verildiği gerekçesiyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, belirli işlemlerin yerine getirilmesine yönelik kayyım atanması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) Avukatlık ücretinin kapsadığı işler başlıklı 2. maddesinin 3. fıkrası "Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." düzenlemesini içermektedir.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde takdir edilen vekalet ücretine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/ 2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6378, K. 2026/1232, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama