KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/645 E., 2025/5457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1320 Esas, 2024/1611 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/474 E., 2021/109 K.
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/47175 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusuna davalı şirket ile davalı ...'nin, "..." ibareli markalarına dayalı itiraz ettiklerini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazların kısmen kabul edildiğini ve bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin "...", "...", "... ..." gibi markaların sahibi bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka olarak kabul edildiğini,
redde mesnet alınan davalılara ait 93/0054 40... /87994 sayılı markaların kullanılmadığını, bu markalar bakımından kullanım ispatı talebinde bulunduklarını, kullanılmayan markalara dayalı olarak davalıların, müvekkili marka başvurusuna itiraz ettiklerini, müvekkili başvurusunun "..." ibaresini taşıdığını, önceki markalarının serisi niteliğinde olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019-M-8966 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının "..." ibareli başvurusu ile müvekkili markası arasında karıştırılma tehlikesi bulunduğunu, taraflar arasında görülen davalarda, davacı yanın “pearl/...” ibaresini taşıyan markaları ile müvekkili markaları arasında karıştırılabilecek düzeyde benzerlik olduğunun tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin "..." markası altında olan faaliyetlerini 2004 yılından beri sürdürdüğünü, dava konusu başvurunun müvekkili markası ile benzer olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markasına zarar verecek nitelik taşıdığını, başvuruda "..." ibaresinin ön plana çıktığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının kapsamlarındaki emtianın yüksek düzeyde benzerlik taşıdığı, markaları oluşturan işaretlerin ortak olarak "..." ibaresini içerdiği, bu ibarenin tescil kapsamındaki emtia açısından ayırt edici vasfı bulunan bir ibare olduğu, dava konusu başvuruda "..." ibaresinin çatı markanın yanındaki tek ayırt edici unsur olarak yer aldığı, bu anlamda işaretler arasında yüksek düzeyli işitsel, kavramsal ve görsel benzerliklerin mevcut olduğu,
emtia benzerliği ve işaret benzerliği bir bütün olarak ele alındığında markaların aynı iktisadi – idari kaynağa ait markalar olarak algılanabilecekleri, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü kapsamında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacı yanın önceki tarihli markalarına dayalı bir müktesep hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/645, K. 2025/5457, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama