KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/654 E., 2025/5470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1582 Esas- 2024/1803 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/2 E. - 2022/175 K.
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının finans sektöründe faaliyet gösterdiğini, “tasarruf finans” esas unsurlu tescilli çok sayıda markanın sahibi olduğunu, 2020/110567 sayılı “TASARRUF FİNANS PLATFORMU” markası için başvuruda bulunduğunu ancak başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1 (b) ve (c) bentleri uyarınca reddedildiğini, dava konusu markada bulunan üç kelime unsurunun, özünde birbiri ile anlam ilişkisi bulunmadığını, özgün bir şekilde bir araya getirildiğini, en az kelime unsuru kadar dikkat çekici ve özgün bir şekil unsurunun da bulunduğunu,
reddedilen mal ve hizmetlerin hiçbirisi için sektörel teknik bir terim olmadığını, bir marka birden fazla unsur ihtiva ediyorsa, ayırt ediciliğin, bütünsel imajda aranması gerektiğini ileri sürerek 2021-M-9364 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu “TASARRUF FİNANS PLATFORMU+şekil” ibareli markanın, belirli bir kompozisyon ve fikri yaratım kapsamında şekillendiği, belirli bir seviyede markasal algı yarattığından dava konusu başvuru bakımından SMK'nın 5/1-b maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı, çekişme konusu mal ve hizmetlerin tüketici bilinç seviyesinin ortalama olduğunun kabul edildiği,
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’nda ayrıntıları düzenlenen, “faizsiz finansman” sözleşmeleri ile tasarruf finansman şirketleri, “tasarruf finansman” sözleşmesi akdederek müşterilerden aldıkları “organizasyon ücreti” ile müşterilerin satın almak istedikleri gayrimenkul yahut araba için finansman sağladıkları, davaya konu markada bulunan “platform” kelimesinin ise aynı alanda iştigal eden kimselerin ortak fikirlerini başkalarına iletmelerine imkân sağlayan birlikler/zeminler için her sektörde kullanıldığı,
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na ve ...'na ait internet sitelerinden alınan görseller ve mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, kanunda ve doktrinde “tasarruf finansman” olarak tanımlanan modelden türetilen “tasarruf finansman şirketi”, “tasarruf finansman sözleşmesi” vb. isimlerin, ilgili alanda hemen herkesçe kullanıldığı, yine kanunda geçen bu tanımlarda yer alan “tasarruf” ve “finans” kelimeleri kullanılarak türetilen dava konusu “tasarruf finans platformu” ibaresinin, başvuru sınıfları arasında bulunan 36. sınıf: "Finansal ve parasal hizmetler.
Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri.” ile doğrudan ilişkili olduğu, ilgili sektörde pek çok firma tarafından kullanıldığının tespit edildiği, davaya konu markanın, sunulan hizmetin özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içerdiğinden anılan hizmetler bakımından SMK’nın 5/1-c maddesi uyarınca tescil engeli bulunduğu, davacının önceki tarihli markalarının tescillerinin üzerinden 5 yıl geçmemiş olması, markanın esaslı unsuru korunarak türetilmiş markalar olamaması ve son olarak işbu davaya konu YİDK kararının, SMK’nın 5/1-b ve 5/1-c maddelerine dayanması,
anılan maddeler bakımından “müktesep hak” kurumunun uygulama imkânının bulunmaması nedeniyle davacının “müktesep hak” kurumundan yararlanma şartlarının oluşmadığı, dava konusu “TASARRUF FİNANS PLATFORMU” ibaresinin, davacı tarafından kullanım yolu ile ayırt edici hale getirildiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından SMK’nın 5/2. maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2021-M-9364 sayılı kararının 09, 16, 41, 45. sınıflarda tüm emtialar yönünden, 36. sınıfta ise: “Sigorta hizmetleri.
Gümrük müşavirliği hizmetleri.” emtiaları yönünden kısmen iptaline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/654, K. 2025/5470, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama