KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/665 E., 2025/5788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/996 Esas, 2024/2137 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/477 E., 2022/35 K.
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli 2014/4652-7, 2018/03875- 10... /01304-7 tasarımların aynısının, davalı tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2020/02037 - 2 numarası ile tasarım olarak tescil ettirildiğini, davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2020/02037 (2) sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ambalajlarında kullanmak üzere tasarladığı endüstriyel tasarımın tescil işlemleri sırasında davacı itirazlarının kabul görmediğini, taraf tasarımlarının farklı olduğunu, müvekkili tasarımının tescil kriterlerini sağladığını, davacı tarafın üretim yapmış olduğu alanda tekelleşmeyi amaçladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu tasarımın bir gıda kabı/ambalajına ilişkin olduğu, hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan önceki tarihli 2016/04652-7. 2018/03875-10.
2014/01304-7 sayılı tasarımlar ile kıyaslandığında, davalı tasarımında yer alan kanatların merkezden düz çıkıp bir süre ilerleyerek iç yüzeye geldiğinde radyus ile bağlandığı, hükümsüzlüğe dayanak tasarım tescillerinde yer alan kanatların merkezden dairesel bir eğim ile çıkarak iç yüzeye bağlandığı bunun dışında söz konusu kıyaslanan tasarımlarda ayırdedicilik kazandıran bütün unsurların benzer yapı ve çizgide olduğu, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde tasarımların benzer olarak algılanacağı, tespit olunan farklılıkların ayırdedicilik oluşturmadığı,
tasarımcının seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğu yönündeki itirazların bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen pek çok tasarım görseli karşısında gerçeği yansıtmadığı, davalı vekilinin bilgilenmiş kullanıcı niteliğine haiz sektör bilirkişilerinden rapor alınması talebinin, bilgilenmiş kullanıcının sektör çalışanı olması şeklinde dar bir kapsam ya da yorumunun olmaması, söz konusu özelliğin somut olayda tespiti yönünden tasarım uzmanının tespit ve değerlendirmelerin yeterli olması ve nihayet "bilgilenmiş kullanıcı" kavramının hukuki bir tanım olup mahkemenin hukuki takdir alanında kalması sebepleri ile kabul edilmediği,
davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik sıfatını haiz olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu tasarıma konu gıda saklama kaplarının hızlı yemek gıda sektöründeki gelişmelere paralel olarak ticari hayata yerleştiği, başvuru ve referans tarihi itibari ile dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadıkları, bu tasarımlardaki özelliklerin korumadan yararlanabilecek nitelikte ve piyasada bilinenlerden belirgin bir farklılıklarının olmadıkları, benzerlerinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş oldukları, tasarımların daire tabanlı kısa silindir yapıda olup, iç yüzeyleri;
merkezden iç yan yüzeylere doğru ilerleyen altı adet kanat ile eşit parçalara bölümlendiği, karşılaştırılan tasarımlara ayırt edici nitelik kazandıran bütün unsurların benzer yapı ve çizgide olduğu, davalının ileri sürdüğü yüzey yapılarında bulunan küçük ayrıntıların, tasarımların bütüncül algısında ayırt edici nitelik oluşturmadığı, mevzuata uygun şekilde bilgilenmiş kullanıcı gözüyle inceleme yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek davalıya ait dava konusu çoklu tasarımların yeni ve ayırtedici olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediği,
yenilik ve ayırt edicilik incelemesinin, özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir husus olması nedeniyle bilirkişi marifetiyle yapılması gerektiği, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesinin mümkün olmadığı, dosyada mevcut bilirkişi raporunun tasarımcı bilirkişinin de bulunduğu heyetten alındığı, gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu,
davalı tarafça davacı tescilli tasarımının yeni olmadığı def'i olarak ileri sürülmüş ise de, tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin dava açılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarım hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/665, K. 2025/5788, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama