KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/702 E., 2025/5861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/674 Esas, 2024/1952 karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/616 E., 2022/249 K.
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... İSTANBUL" adlı eserinin 20 Mart 2013 tarihli ilk baskısından sonra çeşitli yazılı ve görsel basın yayın organlarında esere ilişkin röportaj ve söyleşiler yapıldığını, davacının TÜYAP ve CNR gibi büyük çaplı fuarlara katıldığını, davalının müvekkiline ait kitabı bilmesine rağmen kötüniyetli olarak "... İSTANBUL" ibaresini tescil ettirdiğini, işaretlerin benzerlik içerdiğini, davacının önceye dayalı hak sahibi olduğunu, gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2020/... sayılı "...İSTANBUL" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul’un şehir olarak masalsı olup bu isimle pek çok esere, kitaba, şiire, filme, diziye, resme, minyatüre ve sayısız başka sanat eserine konu edildiğini, İstanbul'un geçmişten günümüze kadar güzelliğini tanımlamak için kullanılan ifadelerin tek kişinin tekeline verilemeyeceğini, davacıya ait kitabın isminde bir özgünlük bulunmadığını, markaların kullanımın tamamen farklı olduğunu, davalı müvekkilinin Küçükçekmece Belediyesinde Kültür Müdürü olduğunu ve dava konusu markayı belediye tarafından kullanılmak üzere kendi adına tescil ettirdiğini, bireysel ticari bir gaye ile tescil edilen bir marka olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükümsüzlüğe dayanak olarak ileri sürülen hususun eserin kendisi değil adı olduğu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 83. maddesine göre bir eserin adı, alameti veya çoğaltılmış nüshalarının şekillerine ilişkin korumanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunacağı, Kanun'un eserin hususiyet arz eden içeriğini FSEK çerçevesinde koruduğu, eserin adını, alametini ve dış şeklini eğer bunlar orjinal, harcı alem değilse, ayırdedici vasfı var ise haksız rekabet hükümlerine göre koruyan bir düzenleme getirdiği,
davaya konu "... İstanbul" eser isminin harcı alem, orjinal olmayan, herkesin kullandığı ve ayırdediciliği bulunmayan bir ifade olması nedeniyle FSEK kapsamında korunamayacağı, bu itibarla da 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/6 hükmü anlamında da bir telif hakkının mevcut olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "... İSTANBUL" isimli kitabın yazarı olduğu, ".... İSTANBUL" ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığı, herkesçe kullanılan bir ibare olduğu, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/702, K. 2025/5861, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama