KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/750 E., 2025/5646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1749 Esas, 2024/1979Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/310 E. - 2022/124 K.
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 29.01.2020 tarihinde, 2020/11434 sayılı “...” markasını tescil ettirmek amacıyla davalı Kurum'a başvuruda bulunduğunu, başvuruya karşı davalı ... Temizlik Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 2017/104430 sayılı “...” ibareli marka ile “benzerlik/iltibas” bulunduğu gerekçesi ile itiraz edildiğini, esasen dava konusu markanın, müvekkili şirketin de aralarında bulunduğu ...
Holding çatısı altında piyasaya sürülecek olduğunu, "..." ibaresi altında piyasaya sürülen her ürünün tanınmış “...” markası ile ilişkilendirileceğini, tüketici nezdinde, davalı şirket ile herhangi bir karışıklığa yol açmayacağını, davalı şirketin kötüniyetli marka tesciline hukuken koruma sağlanmaması gerektiğini, redde mesnet markanın kullanılmadığını, davaya konu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. hükmüne aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 07.10.2021 tarih ve 2021-M-7951 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, diğer davalı tarafından itiraza mesnet gösterilmeyen markaların SMK'nın 6/1.maddesine göre yapılan incelemede re'sen dikkate alınmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; karşılaştırılan markaların iltibas teşkil edecek derecede benzer olduğunu, müvekkili şirketin "..." ibareli markasını tescil tarihinden bu yana yaygın ve ciddi surette kullandığını, davalının huzurdaki davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli 2017/104430 sayılı marka arasında SMK' nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalar arasında sonlarında yer alan -a ve -o harflerinden ibaret farklılığın ve markanın geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğu,
uyuşmazlık konusu 3.sınıf malların, redde mesnet markanın kapsamında tümüyle birebir olarak yer alması karşısında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğinden ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/750, K. 2025/5646, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama