KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/759 E., 2025/5870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1616 Esas, 2024/1785 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/297 E., 2022/126 K.
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/109324 sayılı "....." ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin 2012/47610, 2019/102800 sayılı ve "...", "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabulüne karar verilerek başvuru kapsamından 33. sınıftaki tüm mallar ile 32... . sınıfta yer alan bazı mal ve hizmetlerin çıkartıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin,
davalı şirketten farklı olarak alkollü kokteyl öğrenmek isteyen kişilere ve şirket çalışanlarına ders niteliğinde hizmet veren, herhangi bir lokasyonda yerleşik olmayan, bu nedenle de davalı Şirketin hizmet verdiği otelcilik faaliyeti ile karıştırma ihtimali olmayan bir iş yaptığını, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." kelimesinin bar ve alkollü içecek sektöründe genel olarak kullanılan ve ayırt ediciliği olmayan bir ibare olduğunu, davalının söz konusu ibareyi tescil ettirmesinin kötüniyetli bulunduğunu, dava konusu başvurunun bir bütün olarak redde mesnet markalardan farklılaştığını,
itiraza mesnet markaların hükümsüzlüğü konusunda dava açtıklarını, sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, tarafların markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, markalarda asli unsur olarak yer alan "..." ibaresinin tanımlayıcı olmadığını, anılan ibarenin "kokteyl karıştırmak için ölçü bardak" şeklindeki anlamının çok az bir kesim tarafından bilindiğini savunarak davanı reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamından çıkarılan 32... . sınıfta yer alan mallar ile 35. sınıfta bu malların satışı hizmetlerinin, redde mesnet markalar kapsamında yer alan 43 sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.
Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri." ile benzer olduğu, redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak yer aldığı, anılan ibarenin Türkçe'de yaygın olarak karşılığının bilinmediği, açıklanan nedenlerle başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...." ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet "..." ve "..."" ibareli markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 32, 33... sınıf mal ve hizmetler yönünden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu, redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı,
başvuruda yer alan diğer ibarelerin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, her ne kadar davacı tarafça markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin tanımlayıcı bir ibare olduğu ileri sürülmüşse de Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere "..." ibaresinin Türkçe'de "içki ölçeği" anlamına da geldiği ancak bu anlamının yaygın olarak bilinmediğinden, davacının bu iddiasının yerinde görülmediği, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında yer alan 43 sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.
Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri." ile benzer olduğu, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas alınması gerektiğinden, tarafların farklı sektörde faaliyet göstermesinin varılan sonucu değiştirmeyeceği, YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet markalar hüküm ifade ettiğinden, redde mesnet markalara ilişkin davanın bekletici mesele yapılmasının da gerekmediği,
davacının gerçek hak sahipliği iddiasının da marka başvurusunun reddine ilişkin Kurum kararının iptaline ilişkin işbu davada tartışılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/759, K. 2025/5870, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama