KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/771 E., 2025/5626 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/399 Esas, 2024/1871 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/609 E., 2023/784 K.
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Konya'da konut sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalı bankadan 2016 yılından bu yana çek, senet veya taşımaz ipoteği karşılığında kredi kullandığını, müvekkili firmayı bir sebeple ziyarete gelen banka müşteri temsilcilerine müvekkili firma yetkilisi ...'ın konkordato talebinde bulunabileceklerinden söz etmesi üzerine bankanın kredi sözleşmesinin imzalanması sırasında almış olduğu vade ve miktarı yazılı olmayan boş teminat senedini Konya 9. İcra Müdürlüğü 2018/11026 E. sayılı dosyasında takibe koyduğunu,
bononun anlaşmaya aykırı doldurduğunu ve vadesinin de yine anlaşmaya aykırı bir şekilde 19.09.2018 tarihi olarak belirtildiğini, müvekkili aleyhine yapılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin takip tarihi itibariyle davalı bankaya gecikmiş kredi borcu olmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL kadar borçlu olmadıklarının tespitine, davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili bankadan kredi kullanan davacıların sözleşmenin imzalanmasının ardından vadesi geldiğinde kredi borcundan düşülmek üzere bono düzenleyerek müvekkiline verdiklerini, davacıların imza inkarlarının da olmadığını, sadece boş olarak senet imzalatıldığını iddia ettiklerini, beyaza imzanın bile borçlandırıcı etkisi var iken, imzaladıkları senedin ne olduğunu bilmediklerine dair iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, borçlu davacıların konkordato talebinde bulunarak,
piyasadan mal kaçırmaya başladıklarını, konkordato davası reddedilmiş olduğundan müvekkili bankaca başlatılan takiplere itiraz ile yine aynı niyetle krediyi ödememe bahanesinde bulunduklarını savunarak davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 24.01.20 16... .11.2017 tarihli iki farklı genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmelerin 24. maddesinin (b) bendinde kredi kullananların konkordato talebinde bulunması veya aktifi üzerinde haciz veya benzeri bir işlem yapılması gibi durumlarda bankanın hesap kesme hakkına sahip olduğunun hüküm altına alındığı,
davacıların Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/875 esas sayılı dosyalarında konkordato talebinde bulunması ve ayrıca davacı şirket tarafından düzenlenmiş olan 115.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun lehtar Karatay Belediye Başkanlığı tarafından nakde dönüştürülmesi nedeniyle bankanın hesap kesme hakkını kullandığı, bu sebeple takip konusu munzam teminata alınan bononun takibe konulmasının bankacılık mevzuatına ve uygulamasına uygun olduğu,
davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle davalı bankaya 1.546.363,21 TL asıl alacak, 92.883,23 TL temerrüt faizi, 4.644,14 TL BSMV olmak üzere toplam 1.643.890,58 TL borçlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacının dava tarihi itibariyle davalı bankaya 313.001,20 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına, davalı aleyhine ise haksız takip tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/771, K. 2025/5626, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama