KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/778 E., 2025/2732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/501 Esas, 2024/2056 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/359 E., 2024/69 K.
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı çalışanı ... ile anlaşarak davalı şirketin hisse senetlerinden aldığını ve evini şirkete devrettiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline yıllardır herhangi bir ödeme yapılmadığını, dini duygularının suiistimal edildiğini ve gerçek olmayan güven telkin ettiklerini ileri sürerek davalı şirketle arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini, mümkün olmaması halinde ise taşınmazın bedelinin devir tarihinden itibaren işleyecek faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili şirketin muhatap olmadığını, davacının devren iktisap yoluyla 17 adet hamiline yazılı hisse senedinin maliki olduğunu, hamiline yazılı hisse senetlerinin üzerindeki bilgilendirmeler doğrultusunda ortak sıfatını kazandığını, 2000 yılı olağan genel kurul toplantısına katıldığını, davacının tespit ve alacak taleplerinin de zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zamanaşımı itirazında bulunmanın hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğundan reddi gerektiği, davacının davalı şirketteki hissesini dava dışı ...'den devren aldığı, davalı şirkete doğrudan nakdi ya da gayrinakdi her hangi bir ödeme yapmadığı, alacak iddiası yönünden de davasının ispat edemediği gerekçesiyle ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ve alacak davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirketin ortağı olduğu, davalı ile aralarında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, dava konusu taşınmaz davalı şirket adına kayıtlı olmadığı için tapu iptali ve tescil talebinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilip terditli talep olan alacak talebinin incelenmesinin yerinde olduğu,
davacının talebi davalı şirkete doğrudan nakdi ya da gayri nakdi her hangi bir ödeme yapmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de davacı davalı şirketin ortağı olup, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, davacının alacak talebinin bu gerekçeyle reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddedilmesinin yerinde olmadığı,
ayrıca zamanaşımı savunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiş ise de somut olayda bu şekilde bir zamanaşımı değerlendirmesi de gerekmediğinden zamanaşımına yönelik bu gerekçenin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/778, K. 2025/2732, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama