KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/807 E., 2025/6397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1115 Esas, 2024/1656 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/224 E., 2022/325 K.
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.10.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat .... ile davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maden sahasında kullanmak üzere .... tamburlu kesici ataşmana ihtiyaç duyduğunu, tamburlu kesici ataşman üreticisi olan davalılardan ...." uzantılı internet sitesinde, kullanım alanı özellikle "alçı taşı madenciliği" olarak belirtilen ve üretim kapasitesinin 120 ton/saat olduğu belirtilen ... marka ataşmanı satın almaya karar verdiklerini, üretici firmanın Türkiye distribütörü olan diğer davalı.... San. ve Tic.
A.Ş.'den 20.02.2019 tarihli proforma fatura ile ataşmanı satın aldıklarını, kullanımı sırasında önce ucunun düşmeye başladığını, bunun üzerine üretici firmanın distribütörü olan davalı ile görüşmeler yapıldığını, önerilen uçların satın alındığını ancak problemin çözülmediğini, ataşmanın üretim kapasitesinin 70 ton/saate düştüğünü, ataşmanın üretici firmanın internet sitesinde bildirilen üretim kapasitesine ulaşmadığını, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda ataşmanın gizli ayıbın tespit edildiğini,
üretici firmanın internet sitesindeki ifadelerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1-a-2 hükmünde ifade edilen yanıltıcı beyan kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin yanıltıldığını ileri sürerek ayıplı olarak teslim edilen ataşmanın ayıpsız 120 ton/saat üretim performansı olan misli (...) ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde ödenen 85.000,00 euronun davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıya ataşmanın üretim kapasitesine ilişkin herhangi bir taahhütte bulunulmadığını, davacıya gönderilen proforma faturada ataşmanın tüm özellikleri ve davacıya nelerin vaad edildiğinin belirtildiğini, davacının belirtilen özelliklere dayanarak ürünü satın aldığını, dava konusu ataşmanın bir makina olmayıp makinaya eklenerek çalıştırılan bir yan ürün olduğunu, bu tarz ürünlerde üretim kapasitesinin belirlenemeyeceğini, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin satım sözleşmesinin tarafı olmadığını, internet sitesindeki verilerin genel bilgilendirme amaçlı olduğunu, verilerin kullanım alanına, yerin yapısına ve şekline göre farklılıklar gösterebileceğini, internet sitesinde paylaşılan bilgilerin herhangi bir taahhüt içermediğini, davacı tarafından ayıp bildiriminin süresi içinde yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ataşmanın 120 ton/saat kapasiteyle çalışacağı hususunda teklif mektubunda davalı satıcının taahhüdünün bulunmadığı, proforma faturada da bu hususta bir vasfın belirtilmediği, üretici firma internet adresindeki açıklamanın satış öncesi yapılıp yapılmadığı hususunun net olmadığı, satış öncesi olsa dahi her ocağın farklı özelliklerinin kapasiteyi etkileyeceği, davacının ataşmanı teslim aldıktan sonra da 120 ton/saat performansta çalışmadığı ve bu hususta teslimden sonraki e-mail yazışmalarında bir iddia ve itirazın ileri sürülmediği,
davalı satıcının davacı alıcıya ataşmanın 120 ton/saat kapasiteyle çalışacağı hususunda bir taahüdünün bulunmadığı, üretici firmanın haksız rekabet teşkil edecek bir eyleminin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle davacı tarafından satın alınan dava konusu ataşmanın 120 ton/saat üretim hızının bulunduğu konusunda açıkça taahhüt verildiğinin ispatlanamadığı, bu üretim hızının da çeşitli etkenlere bağlı olarak değişebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava ayıplı olduğu ileri sürülen ürünün misli ile değişimi, olmadığı takdirde bedel iadesi istemine ilişkindir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/807, K. 2025/6397, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama