KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/82 E., 2025/4523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1243 Esas, 2024/1441 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/440 E., 2020/231 K.
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1974 yılından beri babadan oğula intikal ederek gelen sucuk üretimine 1999 yılı itibari ile ... ve Et Mamulleri San. Tic. olarak .. .. ilçesinde devam ettiğini, 2003 tarihinde şahıs firması olarak kurulduğunu, daha sonra .. ... Gıda Tarım Hayvancılık İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile birleştiğini, müvekkili ...– ...
Sucukları unvanlı işletmesinin 16.10.2003 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, 13.04.2015 tarihinde ise birleşme ile .. ... Gıda Tarım Hayvancılık İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirkete tüm aktif ve pasifiyle devredildiğini, “...” ibaresinin müvekkili tarafından resmi olarak 2003 yılından bu yana esas iştigal alanını oluşturan sucuk, salam, sosis emtiasında kullanıldığını, 2017/.... sayılı “.. ... ... ..
1974” ibareli müvekkilinin tescil başvurusuna davalı gerçek kişinin “....” ibaresini içeren markalarına dayalı itirazının 29. sınıf bakımından kabul edildiğini, bu sınıfta başvurunun reddedildiğini, ancak müvekkilinin “....” esas unsurlu marka bakımından 29. sınıfta kazanılmış hakkının bulunduğunu, markanın 29. sınıftaki “afyon sucuğu” emtiasında tescil edilmek istendiğini, davalı gerçek kişinin gerek imalat gerek satışı kapsamında kullanımının bulunmadığını,
markaların farklı mal/ hizmeti kapsadıklarından iltibastan söz edilemeyeceğini ileri sürerek 2018-M-8550 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yurt genelinde restoran zinciriyle tanınan meşhur “....” markasının sahibi olduğunu, davacının müvekkilinin maruf ve meşhur hale getirdiği .... markasının şöhretinden yararlanmak istediğini, kötüniyetli biçimde başvuru markasını tescil ettirmeye çalıştığını, başvuru markasındaki ayırt ediciliği sağlayan asli ve baskın unsurun “...” sözcüğü olduğunu, müvekkili markasının kapsadığı sınıflar ile aynı ve benzer emtia bakımından tescilin talep edildiğini, davacı yanın “...” esas unsurlu marka bakımından kazanılmış hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ve davalı gerçek kişinin markalarının esaslı unsurunun “...” ibaresi oluştuğu, davalı gerçek kişi adına tescilli “....” esas ibareli markalar ile davacının markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında iltibasın doğduğu, davacının başvuru tarihi itibari ile çekişmesiz konumda olan ve müktesep hak iddia ettiği markalarının esaslı unsurunun “....” ibaresi ile beraber “...” ibaresini de içerdiği,
iş bu başvuruda esaslı unsurun aynen korunmadığı, bu kapsamda kazanılmış hak iddiasının yerinde görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı gerçek kişi adına tescilli “....” esas ibareli markalar ile davacının markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,
zira davaya konu markaların esas unsurlarının “...” ibaresinden oluştuğu, ortalama tüketici kitlesinin yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, davacının başvuru tarihi itibari ile çekişmesiz konumda olan ve müktesep hak iddia ettiği markalarının esaslı unsurunun “....” ibaresi ile beraber “...” ibaresini de içerdiği,
işbu başvuruda esaslı unsurun aynen korunmadığı, bu kapsamda kazanılmış haktan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/82, K. 2025/4523, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama