KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/839 E., 2025/5906 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/947 Esas, 2024/2121 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/687 E., 2021/1010 K.
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, müvekkilinin Kırgızistan'da şirketi bulunan dava dışı ...'ya kumaş temini hususunda aracılık ettiğini ve bu amaçla ... firması ile akrabası aracılığı ile irtibata geçtiğini, akabinde 20 ton kumaş siparişi verilmesi üzerine davalı tarafça kefilli teminat senedi istenildiğinden davacının boş teminat senedini imzalayarak davalıya gönderdiğini,
senedin tesliminden sonra ... tarafından davalı tarafça gönderilen kumaşların bozuk olduğunun bildirilmesi üzerine 16 ton bozuk kumaşın Kırgızistan'da davalı adına bildirilen yetkili şahsa teslim edildiğini, davalı yan yetkilisinin Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/574 E. sayılı dosyasında hakim huzurunda vermiş olduğu beyanlarının da tüm bu iddialarını kanıtlar nitelikte olduğunu, teminat olarak alınan senedin davalı tarafça icra takibine konu edildiğini, davalı yanın elinde bulundurduğu boş teminat senedini kendince doldurarak karşılığında mal satıldı gibi göstermek sureti ile işleme koymasının hukuken kabul edilemez olduğunu,
yapılan ticarette Kırgızistan'daki şirket ile davalı yan arasında müvekkilinin aracı konumunda olduğunu, Kırgızistan'da mukim şirkete gönderilen kumaşlara binaen ticari ilişkinin tarafı olan dava dışı ... tarafından 120.000,00 TL bedelli çek ile ödeme yapıldığını ve icra tehdidi karşısında ayrıca bir adet dairenin davalı yana verildiğini, ileri sürerek takibin iptalini, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senedin teminat amacıyla verildiği iddiasının davacı tarafça yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, usul ekonomisi ve ispat kuralları gereğince davacının tanık dinletme talebine muvafakat etmediklerini, ceza davası müştekisi ... firması yetkilisi ...'ın beyanında kastettiğinin davacı ... tarafından kendisine verilecek senedin teminatı mahiyetinde bir kefil istemesi olduğu,
ceza dosyasının konusunun da davacının eşi yerine kefil olarak imza atması olarak kayıtlara geçtiğini, ceza dosyasında davacının kardeşi ...'ün beyanında aleyhe hususları kabul etmedikleri gibi ...'ten kumaş satın aldıklarını ve işleyerek ihraç ettiklerini, davacının iddialarının aksine ortada ... tarafından davacıya yapılan bir satım olduğunu ve bu nedenle de davacı tarafından alım bedeli için kambiyo evrakı düzenlenerek davalı firmaya teslim edildiğini, verilme amacının teminat olmadığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ... isimli kişinin Kırgızistan'da kurulu şirketine, kumaş alımına ilişkin olarak aracılık ettiği ve kumaşların Kırgızistan'a gönderildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacıdan bononun Kırgızistan firması tarafından kumaş bedeli ödenmediği taktirde bedelin teminatı olarak alındığının kabul edildiği,
davacının dava konusu bononun teminat fonksiyonunun devam etmediğini, teminat fonksiyonunu yitirmesi nedeniyle bedelsiz kaldığını ve teminat bonosunun iade koşullarının oluştuğunu da ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında mali müşavir bilirkişi tarafından davalı şirketin ticari defterlerinde yapılan incelemede,üç tane Kırgızistan firmasına kumaş satışının gerçekleştiği, bu firmaların defter kaydına göre davalıya borçlu gözükmemekle birlikte bu alacağın yine davalı tarafından kapatıldığı,
Kırgızistan firmaları tarafından yapılan bir ödemenin gözükmediği hususları anlaşıldığı gibi davacı tarafından kumaş bedelinin ithalat yapan yabancı firma tarafından ödendiğine ilişkin bir iddia da ileri sürülmediği, davacının teminat fonksiyonunun ortadan kalkmasına gerekçe olarak satılan kumaşların ayıplı çıkması nedeniyle davalı tarafından iade alınmasını gösterdiği fakat, davalı tarafından satılan-ihraç edilen kumaşların ayıplı olduğu ve satın alan yabancı firma tarafından davalı şirket adına ... isimli kişiye teslim edildiğine dair yazılı bir delil sunulmadığı gibi davacının yemin deliline de dayanmadığı,
buna göre davacı tarafından, ayıplı malların iadesi nedeniyle teminat olarak verdiği bononun teminat fonksiyonunun kalmadığı ve bononun teminat fonksiyonunu yitirmesi nedeniyle bedelsiz kaldığı ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu bono incelendiğinde, ihdas nedenine ilişkin bir kayıt içermediği, üzerinde teminat olarak verildiğinin de yazmadığı, davalının mal karşılığı verildiği iddiasına karşılık, davacının teminat karşılığı iddiasının bulunduğu,
her iki tarafın da senedi talil ettiği buna göre iki tarafın da talil etmesi nedeniyle bononun teminat olarak verildiğini davacı borçlunun ispat etmesinin gerektiği, somut olayda, davacının senedin bedelsiz olduğunu ispat etmesi gerekmekte olup, davacının, ... isimli kişinin Kırgızistan'da kurulu şirkete, kumaş alımına ilişkin olarak aracılık ettiği ve kumaşların Kırgızistan'a gönderildiği,
senedin de bu nedenle verildiği tarafların kabulünde olup, mali müşavir tarafından davalı şirketin ticari defterlerinde yapılan incelemede, üç tane Kırgızistan firmasına kumaş satışının gerçekleştiği, bu firmaların defter kaydına göre davalıya borçlu gözükmediği ancak bilirkişi raporuna göre ikinci ek rapor kapsamında sunulan deliller ve müflis ... nezdinde yapılan incelemelerde esasen Kırgızistan firmalarından davalıya gönderilen bir bedel olmadığı, dava dışı ...
Nakliyat ve davalı çalışanları tarafından davalının banka hesaplarına yatırılan paraların Kırgızistan firmalarından gelen bedeller olarak gösterilerek bu firmaların cari hesap borçlarının kapatıldığı, davacı vekili tarafından, dava konusu senede istinaden davalıya çek ve daire verilerek ödeme yapıldığı ve bozuk çıkan malların iade edilmesi ile senetten herhangi bir borç kalmadığı iddialarına dayanak olarak dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı,
bu durumda senet alacağının devam ettiğinin kabulü nedeniyle verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesine dayalı icra takibinden sonra açılmış olan menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/839, K. 2025/5906, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama