KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/855 E., 2025/6842 K.·Birleşen Dava
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2995 E., 2022/4735 K.
- Dava tarihi
- 16.06.2020
- İlk derece mahkemesi
- ... 29. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/391 E., 2021/581 K.
- Mahkemesi
- ... 18. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 202/372 E., 2020/391 K.
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... AŞ bünyesinde teknik ofis ve planlama şefi olarak çalışırken ücretlerinin eksik ödendiğini, fazla çalışma yapmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, istifa etmeye zorlandığını, davalı ... AŞ yetkilileri tarafından ihtiyari arabuluculuk anlaşması yapılması için zorlandığını, arabulucunun görüşme öncesi ve görüşme sırasında müvekkiline bilgi vermediğini, davet mektubu göndermediğini, görüşme sonrası da belge örneği vermediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ve bakiye ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek 31.01.2020 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ile imzalanan anlaşma tutanağının usul ve kanuna uygun olduğunu, bu anlaşma belgesine göre dava açılmasının mümkün olmadığını, anlaşma belgesinde yazan miktarların davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça sunulan arabuluculuk tutanağında tarafların, davaya konu edilen alacak kalemleri konusunda anlaştıkları, söz konusu belgenin cebir ve iradeyi etkileyen başkaca bir durum altında imzaladığına dair delil bulunmadığı, dinlenen tanığın davacıya zorla belgenin imzalatıldığına dair beyanının bulunmadığı, buna göre davacının dava açılmadan evvel davalı tarafla anlaşmaya vardığı, kanun hükmü gereği anlaşma yapılan hususta tekrar dava açılmasının mümkün olmadığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının istinaf başvurusunun yasal süresinde olmaması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; işçilik alacağı ve arabuluculuk tutanağının iptaline ilişkin iki davanın birleştirilmesinin hatalı olduğunu, arabulucu hakkında Adalet Bakanlığına şikâyette bulunulduğunu, bu şikâyetin sonucu beklenmeden karar verilemeyeceğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, istinaf başvurusunun süresinde, adli tatil içerisinde yapıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının istinaf başvurusunun süresinde yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/855, K. 2025/6842, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama