KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/845 E., 2025/5639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/686 Esas, 2024/1842 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/41 E., 2021/250 K.
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkillinin "1051", "..." ve "..." ibareli tescilli tanınmış markaları ve endüstriyel tasarımı bulunduğunu, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili markalarıyla ve tasarımıyla iltibas yaratacak şekildeki kullanımlarının Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/86 D.İş dosyası ile tespit edildiğini, davalının eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalının ... internet sitesinde de hukuka aykırı kullanımlarda bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkillinin markalarına açıkça tecavüz ettiğini ileri sürerek davalının,
davacının markalarına ve tasarıma tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, men'ine, ref'ine ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminata ve kararın ilanına hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde.
Mahkemece müvekkili lehine ihtiyati tedbir kararı verildiğini, Van İcra Müdürlüğünce tedbir kararının uygulanması için borçlunun adresine gidildiğini, tedbir kararının infazı sırasında icra memuru tarafından eksik işlem yapıldığını ve tedbir kararı gereği el konulması gereken bir kısım ambalajlara el koyma işleminin yapılmadığını, buna karşı itirazlarının tutanağa geçirildiğini, tedbir kararının tam olarak uygulanmaması nedeniyle müvekkilinin mağdur edildiğini,
davalı tarafın ise tedbire konu ambalajlarla ticari faaliyetlerine devam ettiğini ileri sürerek Van 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/89 Talimat sayılı dosyası kapsamında icra memurunca kısmen hatalı yapılan işlemin iptali ile ihtiyati tedbirin tamamlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilli kullanımlarının davacı markalarıyla benzer olmadığını, "1051" sayısının fayans ve seramik yapıştırıcı kodu olarak piyasada bilindiğini, davacının "1051" sayısını tanımlayıcı ibare olarak kullandığını, markaya tecavüz ve haksız rekabetin bulunmadığını, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; İcra Müdürünce tedbire yönelik ara kararın harfiyen uygulandığını, ara karara göre işlem yapıldığını ve ara kararda ismi geçen materyallerin toplandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yanın markasal kullanımlarının, davacı tarafın tescilli ... numaralı "1051" ibareli markası ile aynı emtia ve faaliyet alanında olduğu, iltibasa sebebiyet vereceği ve haksız rekabet oluşturacağı, davacının tazminat seçim yöntemini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-b hükmüne dayandırdığı, bu kapsamda bilirkişinin tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre hesaplama yaptığı, somut olayın özelliği ile hak ve nesafet kuralları gereği takdiren 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği,
davalının ambalaj kullanımlarının, davacıya ait 2010/06508 tescil numaralı endüstriyel tasarım belgesinin koruma kapsamında bulunmadığı, tasarımla ilgili tecavüz ve haksız rekabet şartlarının oluşmadığı, birleşen dava yönünden yapılan incelemede.
Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının İcra Müdürlüğünce yerine getirilmesinde herhangi bir eksiklik bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davacı adına tescilli "1051", "...", "..." markalarına ve ... numaralı endüstriyel tasarım belgesinden doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat; birleşen dava icra memur işleminin iptali taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/845, K. 2025/5639, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama