KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/95 E., 2025/4400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1424 Esas, 2024/1562 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/332 E., 2021/317 K.
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarını mesnet göstererek davalı şirketin "..." ibareli başvurusuna yaptığı itirazı sonucunda Markalar Dairesi Başkanlığınca başvuru kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, karara karşı itirazlarının da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, taraf markaları arasında iltibas koşullarının bulunduğunu, şirketlerin aynı alanda faaliyet gösterdiğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğunu ve ticaret unvanı sebebiyle müvekkili ile özdeşleştiğini, tarafların faaliyet alanlarının da farklı bulunduğunu, davacının markalarının tanınmış olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, kötüniyet iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile aynı/benzer mal ve hizmetler yönünden YİDK kararının iptaline ve hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli marka işaretlerinin SMK'nın 6/1 hükmü anlamında benzer olduğu, zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak yer aldığı, başvurudaki diğer ibarenin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davalı şirket vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, davacının itirazına mesnet markalarına yönelik kullanmama def'inde bulunduğu,
davacının itirazına mesnet 2015/... ve 2015/... sayılı markalarının tescil tarihlerinden dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmediğinden kullanım ispatına tabi olmadıkları, YİDK kararının iptali istemi bakımından iltibas değerlendirmesinin davacının itirazına mesnet markalarının tescil kapsamları, hükümsüzlük istemi bakımından ise davacının itirazına mesnet 2015/... ve 2015/... sayılı markalarının tescilli bulunduğu mal ve hizmetler, diğer markalar yönünden ise kullanıldıkları ispatlanan emtia dikkate alınarak yapılması gerektiği, davadaki YİDK kararının iptali istemi bakımından,
taraf markaları arasında başvuru kapsamında yer alan ve karar yerinde belirtilen mal ve hizmetler yönünden, hükümsüzlük istemi yönünden ise başvuru kapsamında yer alan ve karar yerinde belirtilen mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, bunların dışında dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği bulunmadığından tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığı,
iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisi bulunmadığı gibi uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin bilinçli olmasının tarafların markaları arasındaki iltibası ihtimalini önleyemeyeceği, ayrıca dava konusu başvuruyu oluşturan ibarenin aynı zamanda davalı Şirketin ticaret unvanının asıl unsurunu oluşturmasının başvurunun tesciline imkan tanımayacağı, davacının kötüniyete,
tanınmışlığa veya öncelik hakkına dayalı iddialarını ispatlayamadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/95, K. 2025/4400, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama