KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/96 E., 2025/4779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1249 Esas, 2024/1546 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/320 E., 2022/160 K.
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 2020/26246, 2019/39242, 2017/120141, 2019/135057, 2018/97528 sayılı "...", "b ... premium porcelain", "...", "..", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin ise 2020/32354 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraf markalarının genel görünüm ve tüm unsurları ile benzeyip benzemediğine dair bir değerlendirme yapılmadığını, davalı başvurusunun asıl unsurunun "..." ibaresi olduğunu,
markada yer alan "..." ibaresinin ise hat-çizgi anlamında kullanılan genel bir ibare niteliği taşıdığını ve tanımlayıcı bir unsur olarak kullanıldığını, markaların ilişkilendirileceğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-6665 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili, müvekkilinin "..." ibaresinin yanına "..." ibaresini ekleyerek kuvvetli bir marka oluşturduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel, anlamsal olarak ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları bütünsel izlenimin benzer olmadığını, markaların bölünerek değil bir bütün halinde incelenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu başvuru ile davacıya ait "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) 6/1 hükmü anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi bulunduğu, SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-6665 sayılı kararının iptaline, 2020/32354 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/96, K. 2025/4779, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama