KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/968 E., 2025/4699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1169 Esas, 2024/1404 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
1.165 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.08.2018 tarihinde iki farklı kimyevi maddenin toplam 145.000,00 USD'ye müvekkiline satımı konusunda anlaşmaya varıldığını, anlaşmaya göre dolar kurunun 4,9087 olacağını, müvekkilinin taraflar arasında anlaşma doğrultusunda davalıya 01.08.2018 ve 02.08.2018 tarihlerinde alınan ürünlerin toplam bedeli olan 842.774,71 TL'yi banka havalesi yoluyla ödediğini,
davalının satmayı taahhüt ettiği ürünlerin 51.887,90 USD’lik kısmını faturası ile müvekkiline teslim ettiğini ancak kalan ürünleri USD kurunda artış olduğundan bahisle teslim etmediğini ve sözleşmeyi feshederek bakiye ürün tutarı olan 588.072,56 TL'yi 10.08.2018 tarihinde müvekkile iade ettiğini, müvekkili tarafından davalının teslim etmeyi taahhüt ettiği malzemelere dayalı olarak üretim planlamaları yapıldığını, herhangi bir ön bildirimde bulunulmaksızın sözleşmenin feshedilmesinin planlamaların sonlandırılamamasına sebebiyet verdiğini,
alınan siparişlerle üretime başlanmış olması ve sonrasında davalı tarafından hammaddenin teslim edilmemesi ve müvekkilinin siparişlerin teslimini yapamaması sebebiyle müşterilerini kaybettiğini, malzemelerin başka firmadan temin sürecinin uzun ve hammaddenin sözleşme tarihinde alınandan daha maliyetli olduğunu, sürecin uzamasından meydana gelen tüm zararlardan davalının sorumlu olduğunu, davalının hammaddeyi teslim edeceğine ilişkin güvenine istinaden üretim hacmi, sipariş oranında arttırıldığını,
davalı tarafından kısmi ifa yapılması ve kalan kısmın gerektiği şekilde ifa edilmemesi ve sözleşmenin davalı tarafından hukuka aykırı olarak feshi sebebiyle uğranılan zararların hesaplanması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğradığı 1.000,00 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 01.08.2018 tarihli USD kurunun 4.9087 TL olarak belirlenmesine ve bu doğrultuda davalı şirket tarafından emtia gönderilmesine ilişkin herhangi bir anlaşma ve mutabakat bulunmadığını, davacı şirkete müvekkili şirket tarafından 03.06.2018 tarihinde 100 ton gliserin ve 100 ton MEG teslimi için 03.06.2018 tarihinde e-posta yolu ile bir teklif verildiğini, teklif mailinde teklifin 06.07.2018 tarihinde kadar geçerli olduğu ve ödemenin peşin yapılması gerektiğinin belirtildiğini,
teklif sonrası davacı şirketin müvekkili davalı şirketten 100 ton gliserin için tekrar teklifte bulunulmasını talep ettiği, bunun üzerine 11.06.2018 tarihinde tekrar fiyat ve teslimat teklifinin yine e-mail yolu ile verildiğini ve ödemenin peşin yapılmasının istendiği,
taraflar arasındaki mutabakata göre ödemenin malın sevk edilmesinin talep edildiği gün TCMB tarafından açıklanan USD satış kuru üzerinden yapılacağı konusunda anlaşıldığını, teslimatların 25-25 tonluk tanker veya filekslerle yapılacağını, 31.07.2018 tarihinde her hafta bir tanker teslim edilmek ve fiili sevkiyat tarihlerindeki TCMB kurları üzerinden ödenmek kaydıyla karşılıklı mutabakat sağlandığını, davalı tarafından müvekkili şirkete bu hususta sözleşme taslağı gönderildiğini, davacı tarafından mutabakata aykırı olarak müvekkili şirket hesaplarına 01.08.2018 ve 02.08.2018 tarihlerinde toplam 842.274,71 TL ödeme yapıldığını,
davacı şirketin muhasebesinin sözlü talebi üzerine davalı şirket ile ilgili satış destek birimi tarafından malın aynı gün tamamının sevk edileceği varsayımı ile hesap özeti gönderildiğini, davacı firma yetkilisi Erkut Bozkurt'a ödemenin bu şekilde alınmayacağının bildirildiğini, finansal konuları firma sahibinin yönettiği, kurların da artmış olduğu süreçte konuyu kendisine aktarılacağının bildirildiği,
davalı müvekkili şirket tarafından davacının ilk parti talebine istinaden 03.08.2018 günü 1 tanker MEG ve bir tanker gliserin sevk ve teslim edildiğini, firma sahibi beklenirken kurun 5,15 seviyelerine yükseldiğini, önceleri firma sahibinin beklenmesi gerektiği belirtilmişken takip eden günlerde kurların daha da artmasıyla söylem değişikliği yapılarak müvekkili şirketle görüşme yapmayacaklarının bildirildiğini, ilgili günde ödemenin tamamının yapıldığı belirtilerek mutabakatın hilafında ay içinde istedikleri haftalarda malı talep edebilecekleri belirtilerek görüşmelerin sonlandırıldığı,
dolar kurunun öngörülemez şekilde artması üzerine hafta sonu nasıl bir gelişme olacağı ve takip eden pazartesi gününe nasıl bir piyasa ile karşılaşılacağı kestirilemediğinden davacı firmanın bilgilendirilip kalan tutarın hesaplarına iade edildiğini, dolar kuruna yapılan saldırılar neticesinde olağanüstü dönemde karşılıklı görüşmeler ile her iki taraf açısından uygun olacak şekilde sözleşme ve tekliflerde belirtildiği üzere fiili sevk tarihlerindeki kurlar üzerinden yapılması gerekirken eldeki dava ile davacı tarafından yeni bir kazanç kapısına dönüştürülmeye çalışıldığı ve haksız menfaat elde edilmeye çalışıldığını,
parçalı sevkiyat talebinin davacıdan geldiğini, davacının mutabakata aykırı olarak 01.08.2018 ve 02.08.2018 tarihinde ödeme yaptığını, bu durumun daha önce yapılan mutabakat ve anlaşmalara aykırı olmakla kendilerine yeni bir icap niteliğinde olduğunu, ödemenin akşam saatlerinde yapılmasının politik gelişme duyumlarına dayalı yapıldığını gösterdiğini, aynı dönemde ABD'nin ülkeye açtığı ekonomik savaş nedeni ile USD kurunun sürekli artmakta olduğunu, bu durumun mücbir sebeplerden sayılması gerektiğini, müvekkilinin kendisine yapılan icaptan makul süre içerisinde dönmüş ve taahhüt ettiği ilk kısım sevkiyatının teslim edildiğini,
buna ilişkin bedelin mahsup ederek davacının yeni icabını kabul etmeyerek eldeki bakiyeyi mümkün olan en kısa zamanda iade ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, sözleşmede alıcı olarak davacı şirket isminin yazılı olmayıp ... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. (... A.Ş.) yazılı olduğu, dava dilekçesinde belirtilen ödemelerin dava dışı .... A.Ş. tarafından davalı hesabına gönderildiği, davalı tarafından düzenlenen faturalarda alıcının davacı şirket olarak yazılı olduğu, davalı tarafça yapılan para iadesinin dava dışı gönderen ...
A.Ş. adına gönderildiği, dosya kapsamından sözleşmenin tarafının davacı olmadığı yönünde iddia ve savunma olmadığı gibi dava tarihinden sonra davacı şirketin dava dışı ...
A.Ş. ile birleştiği, taraflar arasındaki mail yazışmalarından davalı tarafça gönderilen sözleşme önerisi taslağının davacı tarafça reddedilmediği, bu doğrultuda sözleşme ilişkisinin taslak imzalanmasa da sözlü mutabakatla fiilen kurularak uygulandığı, satış sözlemesinin geçerli olması için de yazılı olarak yapılıp imzalanmasının zorunlu olmadığı, sözleşmede, 100 ton MEG/Dökme gliserin satışının ağustos ayı içerisinde parçalı olarak satış yapılacağı ve ödemenin fiili sevk tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden TL olarak ödeneceğinin düzenlendiği, davacının davalı hesabına 01.08.2018 ve 02.08.2018 tarihlerinde 842.774,71 TL yatırdığı,
davalının ise sözleşmede kararlaştırıldığı gibi 03.08.2018 tarihinde 2 adet toplam 254.702,15 TL'lik fatura karşılığı malları davacıya teslim ettiği ve davalının satış bedelini sözleşme hükmüne göre teslim tarihindeki kurdan davacı tarafından yapılan ödemeden tahsil edilerek bakiye 588.072,56 TL'nin 10.08.2018 tarihinde davalı tarafından davacı hesabına iade edildiği, ödemenin fiili sevk tarihindeki döviz kuru üzerinden hesaplanıp tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı halde davacı tarafça sözleşmeye aykırı olarak ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmak istendiği,
bu talebin davalı tarafından kabul edilmediği gibi aksinin yani ödeme tarihindeki kurdan hesaplanması gerektiği iddiasının davacı tarafça da ispat edilemediği, ayrıca davacı tarafça, taraflar arasındaki mail yazışmalarına konu sözleşme dışında başka bir sözleşme ilişkisi kurulduğunun da ispatlanamadığı, dolayısıyla davalının sözleşmeyi fesih etmekte haklı olduğundan, davacının haksız fesih nedeniyle alacak veya tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,
davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/968, K. 2025/4699, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama