İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2026/597 K.2026/830

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, ek kararın mahiyeti gereği, 6100…

Esas2026/597Karar2026/830Tarih9 Şubat 2026Okuma5 dk · 1.002 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2026/597 E., 2026/830 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Şubat 2026
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1228 Esas, 2025/111 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2016/553 E., 2021/675 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.002 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, ek kararın mahiyeti gereği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin halka açık bir şirket olduğunu, yürütülmekte olan soruşturma kapsamında savcılığın talebi üzere sulh ceza hakimliğinin kararı ile şirketin davalıların da aralarında bulunduğu yönetim kurulunun görevine son verilerek yönetici kayyım atanmasına karar verildiğini, şirket tarafından bağışların ...Eğitim Sağlık Hizmet ve Yardım Vakfına yapıldığını, vakfın kurucularının davalıların yanında ...Holding A.Ş., ... İnşaat ve Tic.

A.Ş. ve davacı şirket olduğunu,...

Üniversitesinin de vakfa ait olduğunu, davacı şirketin faaliyetleri ile ilgili olarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Sermaye Piyasası Kanunu (SPK) ve ilgili mevzuat çerçevesinde incelemeler yapıldığını ve bu incelemeler sonucunda tespit edilen hususlara ilişkin olarak Sermaye Piyasası Kurulu'nun 09.03.2016 tarihli kararı gereği şirketin zararının tahsili amacıyla davalılara gönderilen ihtarnamelerde halka açık ...Grubu şirketlerinin ve bağlı ortaklıklarının 01.01.2009 - 30.09.2015 tarihleri arasında yaptıkları bağışlar ile ilgili olarak ...Grubu şirketlerinin ve bağlı ortaklıklarının 31.12.2015 tarihi itibariyle uğramış olduğu en az

170.537.246 TL'lik zararın, 31.12.2015 tarihi itibariyle işleyecek faiziyle beraber halka açık ...Grubu şirketlerine ve bağlı ortaklıklarına ödemeleri gerektiği hususunun belirtildiğini, söz konusu ihtarnamelere karşı davalılar tarafından gönderilen ihtarnamede, belirtilen SPK kararına iptal davası açıldığı, bahsi geçen bağışlarla şirketin zarara uğratıldığı iddialarının gerçek olmadığı,

bu nedenle herhangi bir ödeme yapılmasının söz konusu olamayacağının belirtildiğini, SPK'nın 21/4 maddesine, kurul kararına ve ilgili mevzuata göre şirketin uğradığı zararın iadesini yasal faiziyle talep hakkının mevcut olduğunu, davalıların şirketi mevzuata aykırı işlem ve eylemleri ile “Örtülü Kazanç Aktarımı” yoluyla doğrudan zarara uğrattıklarını, davalıların kurul kararında da belirtildiği üzere ilişkili durumda oldukları ...Vakfı ve...

Üniversitesi'ne yaptıkları emsallerden hayli yüksek oranlarda ve ilgili mevzuata uyulmadan yapılan bağışlar ile bağışlara dair mevzuata, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı TTK)

ile getirilmiş özen ve sadakat yükümlülüklerine, sermaye piyasası mevzuatında düzenlenmiş örtülü kazanç aktarımı yasağına aykırı şekilde “Örtülü Kazanç Aktarımı” yoluyla şirketi doğrudan zarara uğrattıklarını ileri sürerek müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların şimdilik 50.000,00 TL'lik kısmının her bir davalıdan 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, toplam 4.228.285,35 TL zararın davalılardan 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, vekillerinin dosya kapsamındaki yazılı beyanlarıyla; şirket genel kurul kararı olmaksızın işbu davanın açılmasının eksiklik olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun istendiği bu davada geçerli ibra kararının bulunduğunu, sadece SPK kararı dayanak gösterilerek tazminat davası açılamayacağını, SPK'nın 04.03.2016 tarihli bahsi geçen kararının, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelere dayandığını, davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olan müvekkillerinin, yapılan bağışlara ilişkin olarak mevzuata ve esas sözleşmeye uygun hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 Sayılı TTK) 320. maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 369. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini, tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmekle yükümlü bulundukları, ticaret şirketlerinde amacın kâr elde edilmesi ve bunun bölüşülmesi olduğu, davalıların hissedarı ve yöneticisi oldukları, davacı şirketin halka açık olduğu ve borsada işlem gördüğü,

yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasının gerektiği, şirketin kar ettiği ve ortaklarına kar payı dağıtılmadığı halde, davalı yöneticilerin aralarında organik bağ bulunan vakıflara ve kurumlara bağış yapılmasını sağladıkları, bu nedenle yapılan bağışların örtülü kazanç aktarımı olarak değerlendirilmesi gerektiği, 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye göre davalı yöneticiler hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için şirket genel kurul kararının gerekmediği, dava konusu bağışların yapıldığı genel kurullarda ibra kararlarının alındığı savunulmuş ise de, genel kurul tutanaklarına göre bağışların açıkça tartışılmadığı,

dava belirsiz alacak davası niteliğinde bulunduğundan ıslah talebine karşı zamanaşımı def'inin dinlenemeyeceği, davalılar tarafından keşide edilen 25.04.2016 tarihli ihtarname ile talep edilen alacağın ödenmeyeceği bildirilmekle bu tarih itibariyle temerrütün oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 4.228.285,35 TL tazminatın 25.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %10,5 ve değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

2.Kararın davalılar vekili tarafından adli yardım talepli olarak istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince adli yardım talebinin reddine karar verildiği ve adli yardım talebinin reddine dair ara kararın davalılar vekiline tebliğ edildiği, itiraz üzerine davalılar vekilinin itirazının bir üst mahkemece reddine karar verilmesi üzerine harçların ikmali için geri çevirme kararı verilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince çıkarılan muhtıraya rağmen harçların yatırılmadığı gerekçesiyle 08.06.2022 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalılar vekilince ek karar istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ilk derece mahkemesinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/597, K. 2026/830, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/597
Karar No
2026/830
Tarih
9 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2026/600 K.2026/1128
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2026/600 K.2026/1615
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2026/605 K.2026/1123
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2026/605 K.2026/1149
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2026/608 K.2026/478
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2026/609 K.2026/791

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.