İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2011/3156 Karar: 2011/2026 Tarih: 2011

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/3156 K.2011/2026 (2011-09-29)

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama, Taksirle yangına neden olma Hüküm : 1- Taksirle yaralama suçundan; Sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca şikayet yokluğundan düşürülmesine. 2- Taksirle yangına neden olma suçundan; Sanık ... hakkında 12.02.2010 tarihli ek karar uyarınca; 5237 sayılı TCK'nın 171/1-a, 62 ve 51.

Karar Özeti

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama, Taksirle yangına neden olma Hüküm : 1- Taksirle yaralama suçundan; Sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca şikayet yokluğundan düşürülmesine. 2- Taksirle yangına neden olma suçundan; Sanık ... hakkında 12.02.2010 tarihli ek karar uyarınca; 5237 sayılı TCK'nın 171/1-a, 62 ve 51.

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2011/3156 E. , 2011/2026 K.

"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama, Taksirle yangına neden olma Hüküm : 1- Taksirle yaralama suçundan; Sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca şikayet yokluğundan düşürülmesine. 2- Taksirle yangına neden olma suçundan; Sanık ... hakkında 12.02.2010 tarihli ek karar uyarınca; 5237 sayılı TCK'nın 171/1-a, 62 ve 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet.

Taksirle yaralama suçundan tüm sanıklar hakkında kurulan düşme ve taksirle yangına neden olma suçundan sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümler katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına vaki itiraz, yetkili mahkeme tarafından değerlendirilip karara bağlandığından Üst Cumhuriyet Savcısının 31.03.2008 tarihli istemi dikkate alınmamış; sanık ... müdafinin taksirle yaralama ve taksirle yangına neden olma suçlarından, katılan vekilinin de sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 1- Sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itiraz üzerine kaldırılması üzerine yeniden verilecek kararın CMK'nın 231/11. maddesinde belirtilen hükmün açıklamasının olması nedeniyle mahkemesince taraflar haberdar edilerek duruşma açılması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinden bir mahkumiyet hükmü kurulması, 2- Sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK açısından 383/2. maddesinde düzenlenen suçu, 5237 sayılı TCK açısından ise, 89/2-e bendine uyan taksirle yaralama suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanıkların eylemleri iki ayrı suç kabul edilerek aynı eylem nedeniyle taksirle yaralama suçundan düşme, taksirle yangına neden olma suçundan ise mahkumiyet kararı verilmesi, 3- Suç tarihi itibariyle hayati tehlike geçirecek şekilde taksirle yaralama suçunun şikayete tabi suçlardan olmadığı, küçük mağdura velayeten anne ve babasının şikayetten vazgeçmelerinin de söz konusu olmadığı gibi 07.02.2006 günlü celsede mağdur vekilinin davaya katılma talebinde bulunarak şikayet iradesini belli etmesi karşısında davaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken şikayet yokluğundan bahisle düşme kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Taksirle yaralama ve taksirle yangına neden olma suçlarında; taksirle yaralamadan şikayet yokluğuyla düşme, taksirle yangına neden olmadan ise mahkumiyet kurulmuş. Yaralamada mağdur küçük olup hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmış, ayrıca bir sanık hakkında HAGB kararı itirazla kaldırılmıştır.

Hukuki İlke: HAGB kararı itiraz üzerine kaldırılınca CMK 231/11 gereği taraflar haberdar edilip duruşma açılarak karar verilmelidir; evrak üzerinden mahkumiyet hatalıdır. Aynı eylem (765 sayılı 383/2, 5237 sayılı 89/2-e) tek taksirle yaralama suçunu oluştururken iki ayrı suç kabul edilmesi yanlıştır. Hayati tehlike geçirecek taksirle yaralama şikayete tabi olmadığından, ayrıca küçük mağdur adına şikayetten vazgeçme de söz konusu olamayacağından düşme kararı verilemez.

Uygulama Sonucu: Bozma

Dava Strateji Notu: Üç noktayı denetleyin: (1) HAGB itirazla kaldırıldığında duruşma açılıp taraflara haber verilmeli, evrak üzerinden hüküm bozma nedeni; (2) tek eylem iki ayrı suça bölünmemeli; (3) hayati tehlikeli/nitelikli taksirle yaralama re'sen takip edilir, küçük adına velinin vazgeçmesi düşme sağlamaz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla