İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/19192 K.2013/15646

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii, katılan vekili ve Üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2012/19192Karar2013/15646Tarih10 Haziran 2013Okuma5 dk · 938 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2012/19192 E., 2013/15646 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2013
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Taksirle öldürme
Hüküm
5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 63, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

938 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii, katılan vekili ve Üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii, katılan vekili ve Üst Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

5237 sayılı TCK’nın 23. maddesinde, kastı aşan suçlarda veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda cezalandırılabilmek için failin meydana gelen sonuç açısından en azından taksirle hareket etmesi gerektiği belirtilmiş, madde gerekçesinde de, hükmün konuluş amacının, objektif sorumluluk anlayışının terk etmek olduğu, bu tür sorumluluğun, ortaçağ kanonik hukukunun kalıntısı olan “versari in re ilicita” yani hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır anlayışının ürünü olduğu, çağdaş ceza hukukunun bu anlayışı çoktan terk ettiği, düzenlemeyle meydana gelen ağır netice açısından sorumluluk için neticeye ilişkin olarak en azından taksir dolayısıyla kusurlu olunması gerektiği belirtilmiştir.

Kanunun 87/4. maddesinde ise, kasten yaralama sonucunda ölümün meydana gelmesi halinde failin nasıl cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak maddedeki atfın 86. maddenin 1. ve 3. fıkralarına yapılmış olması nedeniyle, bu hükmün aynı maddenin 2. fıkrasında kalan yaralanma eylemleri açısında uygulanması mümkün değildir.

Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaralanma sonucunda mağdurun ölmesi halinde, 5237 sayılı TCK’nın 23 ve 87/4. maddelerinin uygulanması imkânı bulunmadığından, failin sorumluluğunun genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Meydana gelen sonuç, (ölüm) öngörülebilir ise ve fail bu sonucu öngörmeksizin hareket etmişse, 5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçunu düzenleyen 85. maddesi uyarınca, öngörülebilir sonuç fail tarafından da öngörülmüş ancak istenmemiş ise fail bilinçli taksirle öldürme suçundan Kanunun 85 ve 22/3. maddeleri uyarınca, fail öngördüğü sonucu kabullenerek fiilini icra etmiş ise bu kez de, olası kastla öldürme suçundan sorumlu tutulmalıdır.

Failin ölüm sonucunu öngörmesi mümkün olmakla birlikte, gerekli özeni göstermeyerek ölüme neden olması halinde faili taksirle öldürmekten sorumlu tutmak mümkün ise de, ölüm sonucunun meydana gelmesinin öngörülmesi mümkün değilse failin taksirle öldürmeden sorumlu tutulması mümkün değildir.

Neticenin öngörülebilir olmaması halinde, faili meydana gelen ağır sonuçtan sorumlu tutmak, yeniden objektif sorumluluğun kabulü anlamına gelecektir ki, böyle bir kabul kusur sorumluluğunu benimseyen ceza kanununun sistematiğine de aykırıdır.

Yapılan açıklamalar ışığında.

Birbirlerine komşu olan sanık ve ölen arasında, borç, hayvan besleme ve şikayet nedeniyle husumet bulunduğu, olay günü sanık ve ölenin tartıştıkları, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanığın öleni itip düşmesine neden olduğu, ölenin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, ölenin evine döndüğünde yüzündeki kanı gören torununun kolluğu arayarak ihbarda bulunduğu, olay yerine gelen kolluğun her iki şahsı alarak karakola götürdüğü, karakolda bulundukları sırada ölenin kalp hastalığının aktif hale gelerek baygınlık geçirmesinin ardından öldüğü olayda; sanığın ölenin kalp hastalığını bilmediği de dikkate alındığında;

sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçuna temas ettiği gözetilmeksizin, suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de; Sanık hakkında tayin edilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının paraya çevrilmesi sırasında bir yıl 365 gün yerine 360 gün olarak kabul edilerek sonuç cezanın 12100 TL terine 12000 TL olarak belirlenmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafii, katılan vekili ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.06.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanık ... ile ölen ... komşu oldukları, daha önceden aralarında ihtilaf bulunması nedeniyle, olay günü sanık ve ölenin tartıştıkları, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanığın öleni itip düşmesine neden olduğu, ölenin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, evine döndüğünde yüzündeki kanı gören torununun kolluğu arayarak ihbarda bulunduğu, olay yerine gelen kolluğun her iki şahsı alarak karakola götürdüğü, karakolda bulundukları sırada ölenin kalp hastalığının aktif hale gelerek baygınlık geçirmesinin ardından öldüğü olayda; sanığın ölenin kalp hastalığıın bilmediği de dikkate alındığında, olay ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu olaydaki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu belirtilmiş olduğundan,

5237 sayılı TCK'nın 86. maddesinin 1 ve 3 fıkraları kapsamında kasten yaralama eylemleri sonucu ölüm meydana geldiğinde TCK'nın 23. maddesinde düzenlenmiş bulunan netice sebebiyle ağırlaştırılmış suça ilişkin genel kuralın özel hükümler arasında kendisine yer bulduğu maddenin başında gelen TCK'nın 87/4 maddesinde eylem TCK'nın 86/1 maddesine ve TCK'nın 86/3 maddesine uyan hallerde hapis cezalarını belirlemiş olup, TCK'nın 86/2 maddesinde düzenlenen basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralanma sonucu ölümün meydana gelmesi hali TCK'nın 87/4 maddesi kapsamında değerlendirilemeyecektir.

Sanığın maktüle karşı eylemi TCK'nın 86/2 maddesi kapsamında kalan kasten yaralama olduğu yönünde kuşku bulunmadığından TCK'nın 87/4 madde kapsamında değerlendirme imkanı yoktur.

Olayımızda sanık dikkat ve özen yükümlülüğüne uymayarak iradi bir hareketiyle kalp hastası olduğunu bilmediği komşusu ölene karşı basit yaralama eyleminde bulunduğu ancak gerçekleşen sonucu yani ölümü öngörmemiştir. Diğer bir anlatımla sanığın kastı kasten yaralamaya ilişkin olup meydana gelen ağır sonuç olan ölüme yönelik değildir. O halde sanığın olayda meydana gelen ağır netice olan ölümden taksirle sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulumuzun 14.04.2009 tarih ve 288/1-197 – 2009-93 sayılı kararlarındaki açıklamaları ve gerekçeleri de bu yönde bulunmaktadır.

Bu itibarla Atabey Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2009 tarihli sanık ... hakkında vermiş olduğu taksirle ölüme neden olmaktan dolayı TCK'nın 23. maddesi yollamasıyla 85/1, 62, 63. maddeleri gereğince cezalandırılarak hapis cezasının Adli para cezasına çevrilmesi ile ilgili hükme dair uygulamanın yerinde olduğu yalnız tayin edilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının Adli para cezasına çevrilirken bir yılın 365 gün yerine 360 gün olarak kabul edilerek sonuç cezanın 12.100 TL yerine 12.000 TL olarak eksik belirlenmesi nedeniyle hükmü temyiz edenlerde nazara alınarak diğer yönleri ile usul ve kanuna uygun olan hükmün sonuç cezanın 12.100 TL olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmesi gerekirken bozulmasına dair çoğunluk görüşüne muhalifiz.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/19192, K. 2013/15646, 10 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/19192
Karar No
2013/15646
Tarih
10 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/19194 K.2013/12330
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/19194 K.2013/14858
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/19196 K.2013/14966
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/19198 K.2013/10028
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/19201 K.2013/12817
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/19202 K.2013/12333

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.