KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/27198 E., 2012/28210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 53/6, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, sanık müdafine yöntemine uygun olarak tebligat yapıldığı halde duruşmaya gelmediği ve bir mazeret de bildirmediğinden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan, Cumhuriyet savcısı ile katılanlar vekilinin olayda bilinçli taksir olduğuna ve az ceza verildiğine yönelen ve yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK'nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan "kastın yoğunluğu" kıstası uygulanamayacağından temel cezanın belirlenmesinde gerekçe gösterilmesi,
2- Kendilerini ayrı vekille temsil eden her bir grup katılan lehine ayrı vekalet ücreti tayini gerektiğinin gözetilmeden katılanlara ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. bendinden “kastın yoğunluğu” ibaresinin ve 8. bendinin tümüyle hükümden çıkartılarak 8. bente “...'ın annesi ...; ...'in anne ve babası ... ve ... ile ...'in anne ve babası olan ... ve ... 3 ayrı grup katılan olarak kabulü ile karar tarihindeki Avukatlık Asgari ücret tarifesine göre
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/27198, K. 2012/28210, 24 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama