KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/27269 E., 2013/13808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay günü saat 09:00 sıralarında, katılanın sevk ve idaresindeki çalıştığı fırına ait kamyoneti ile Karşıyaka Emek Mahallesi 7290. sokak üzerinde Soğukkuyu Barış Caddesi istikametine doğru yerleşim yeri sınırları içinde bulunan, yokuş aşağı, çift yönlü, dar ve su patladığı için oluşan ıslaklık nedeniyle kayganlaşan yolda seyir halinde iken, No:156 önüne geldiğinde, aracının ön kısımları ile karşı yönden gelmekte olan sanığın idaresindeki minibüsün sol ön kısmı ile çarpışması sonucu oluşan kazada, katılanın hayati tehlike geçirecek ve ağır (6.) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı,
kazanın oluşumunda, kazadan hemen sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ve düzenlenen krokiye göre, katılanın rampa aşağı inişi sırasında fren yaptığı zeminin su patlağından dolayı ıslak olduğundan kayarak aracının kontrolünü kaybedip karşı yönden gelen ve normal şeridinde seyreden sanığın aracı ile çarpıştığının belirlendiği, soruşturma aşamasında dosya üzerinden, kovuşturma sırasında ise keşfe dayalı olarak aldırılan bilirkişi raporlarına göre de, oluşun bu şekilde kabulü ile katılanın yokuş aşağı inişi sırasında hızını mahal ve yol şartlarına göre ayarlamadığı ve şerit tecavüzü nedeniyle tam kusurlu olduğunun mütalaa edildiği,
dosyanın gönderildiği Adli Tıp Kurumu trafik ihtisas dairesinin ise, iki ihtimale göre kusur raporu düzenlediği, çarpışma noktasının sanığın savunmasında belirttiği ve kaza tespit tutanağında işaretlendiği gibi olması halinde sanığın kusursuz olduğu, yolun ortasında çarpışmanın gerçekleşmesi halinde ise, her iki sürücünün eşit derecede kusurlu kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği, dosya içeriğine göre, kazadan sonra düzenlenen tespit tutanağı ile bilirkişi raporları ile adli tıp raporunda belirtilen ve sanığın kusursuz olduğunu ortaya koyan birinci ihtimalin oluşa uygun olduğu,
çarpma noktasının yolun ortasında olduğunu bildiren katılan tanıklarının soruşturma aşamasında olaydan 23 gün sonra savcılıkta ifade verdikleri, tanıklardan katılanla aynı fırında çalışan ...'nin, savcılık aşamasında kazanın oluşunu görmediğini, kazadan sonra olay yerine gittiğini söylemesine rağmen talimatla ifadesi alındığı sırada, kazayı bizzat görmüş gibi çelişkili beyanda bulunduğu,
diğer tanık ...'ın ise, kazanın dosya kapsamına göre, 09:00 sıralarında meydana gelmesine rağmen, kaza saatini 06:00 – 07:00 saatleri civarında beyan ettiği, çelişkinin giderilmesi için mahkemece sorulan sorulara yeterli cevaplar veremedikleri, bu koşullarda tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği ve sanığın kendi şeridinde seyrettiği kabulü ile hazırlanan bilirkişi raporlarına göre beraatine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede yer alan,
trafik kaza tespit tutanağı içeriği ile tanık beyanları arasında çelişki bulunduğundan tutanak tanığı trafik polislerinin dinlenilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden karar verildiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasını öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/27269, K. 2013/13808, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama