KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/27560 E., 2013/14303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet ve hapis cezasının ertelenmesi
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kaidesinin objektif koşullarının “tek bir fiilin bulunması” ve “birden fazla kanun hükmünün ihlali”nden ibaret olduğu, sanık tarafından 3. derece doğal sit alanı içerisinde bulunması nedeniyle özel imar rejimine tabi olan ve belediye sınırları dahilinde bulunan suça konu taşınmazda, 3194 sayılı Kanunun 5. maddesi kapsamında bina niteliğini haiz olan ilave yapıların inşa edildiği,
bu nedenle sanığın tek bir eylemi ile hem 5237 sayılı TCK'nın 184/1, hem de 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesini ihlal ettiği, fikri içtima hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, mahkemece daha ağır cezayı gerektiren 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan hüküm tesisinde bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmekle, tebliğnamede 5237 sayılı TCK'nın 184/1 maddesinin 2863 sayılı Kanuna göre daha özel nitelikli bir norm olduğu, bu nedenle sanık hakkında imar kirliliğine neden olmak suçundan ceza tesisi gerektiğinden bahisle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Suç tarihinin “17/12/2002 tarihi öncesi” olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında “21/05/2007” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2863 sayılı Kanunun 65/b maddesi ile sit alanlarında, koruma amaçlı imar planlarına ve koruma bölge kurullarınca belirlenen koruma alanlarında öngörülen şartlara aykırı izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapan ve yaptıranların eylemleri yaptırım altına alınmakta olup, söz konusu suçun “neticesi harekete bitişik suç” veya “şekli suç” niteliğinde bulunduğu,
fiziki ve inşai müdahalenin yapılması ile suçun tamamlanacağı ve neticenin gerçekleşeceği, izinsiz olarak inşa edilen ilave yapıların dış dünyada mevcudiyetini devam ettirmesinin sözü edilen suçun temadi ettiği anlamına gelmeyeceği, somut durumda, hükme esas alınan inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarda;
sanık tarafından İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlığını Koruma Kurulunun 17/12/2002 tarih ve 10168 sayılı kararı ile belirlenen 3. derece doğal sit alanı içerisinde yer alan suça konu taşınmazda izinsiz ve ruhsatsız olarak inşa edilen personel yemekhanesi, çamaşırhane, halkla ilişkiler bürosu, kamelya, soğuk oda, ilave restoran, tuvalet, depo, soğuk hava deposu, kazan dairesi, mutfak arkasında bulunan depo ve su deposundan ibaret olan ilave imalatların anılan Kurul kararı ile dava konusu yerin sit alanı olarak tespit ve tescilinden önce yapıldığının belirlendiği anlaşılmakla,
2863 sayılı Kanunun 9 ve 65/b maddelerine aykırı olarak inşai ve fiziki müdahalede bulunma suçunun unsurlarının oluşmadığı, bu itibarla sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, “suça konu ilave uygulamaların Kurul kararından önce yapılmakla birlikte halen müdahalenin devam ettiği” şeklinde hatalı gerekçe ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/27560, K. 2013/14303, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama