KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/27753 E., 2013/15558 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5271 sayılı CMK'nın 260/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesi uyarınca tefhimden itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru hakkı mevcut iken, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. maddesi ile 01.01.2014 tarihine kadar Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmalara Cumhuriyet savcısının bulunmayacağı,
ancak verilen hükümlere karşı kanun yollarına başvurabilmesi amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği hüküm altına alınmıştır. Bu açık yasal düzenlemeler uyarınca, Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları asliye ceza mahkemesi kararlarına karşı hükümlerin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği tarihten itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru haklarının bulunduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
Bu itibarla, Demre Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.09.2011 tarihli hükmün 01.12.2011 tarihinde görüldüsünü yapan Cumhuriyet savcısının 01.12.2011 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık ...'nın Demre ilçesi, Kapaklı mahallesi, Taşkaldıracak mevkii, 102 ada 222 parsel nolu tarla vasıflı taşınmazın çevresini iş makineleri ile düzelterek sera kullanım amaçlı olmak üzere, bilirkişi raporunda (C1) ve (M) harfleriyle gösterilen toplam 298,27 metrekarelik alanda fiziki müdahalede bulunduğu, diğer sanık ...'in de taşınmazı sanık ...'dan 11/12/2009 tarihinde satın aldıktan sonra yarım kalan fiziki müdahaleye devam ederek 1. derece doğal sit sınırları dahilinde toprak serimi yapmak üzere sera yeri oluşturarak zirai faaliyete başladığı iddiasıyla haklarında dava açıldığı,
sanıkların savunmalarında, dava konusu yerin sit alanı olduğunu bilmediklerini beyan ettikleri, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin sit alanı olarak ilan edildiğine dair tutanakların dosya kapsamında bulunmadığı, hazırlık aşamasında icra edilen 09/07/2010 tarihli keşif sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarında toplam 12685,32 metrekare yüzölçümlü arazinin (C1) ve (M) harfleriyle simgelenen kısımlarının 1. derece doğal sit sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiği,
ancak iddianamede anlatılan eylemlere yönelik herhangi bir tespitin bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece, öncelikle dava konusu yerin sit alanı olarak tescil edildiğine ilişkin Kurul kararlarının mahallinde ilan edildiğine dair tutanakların dosya arasına alınması, ilan edilmişse, mahallinde yeniden keşif icra edilerek sanıkların, bilirkişi raporlarında 1. derece doğal sit alanı olduğu belirlenen 298,27 metrekarelik alanda fiziki müdahalelerinin bulunup bulunmadığı,
bulunmuşlar ise, hangi sanığın ne şekilde müdahalede bulunduğunun tespiti yönünde rapor alınmak suretiyle, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik bilirkişi raporuna dayanılarak beraat kararı verilmesi,
...
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/27753, K. 2013/15558, 7 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama