KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2012/33902 E., 2013/19885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- 1- Sanık ... hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca Beraat
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
2- Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 50/3, 52/2-4 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'un beraatine ilişkin hüküm, müşteki vekili; sanık ...'in mahkumiyetine ilişkin hüküm adı geçen sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören ... adına hazine vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, müşteki kurumun 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Haber elemanınca kolluk kuvvetlerine yapılan ihbarda, sanıklar ... ve ...'un ellerinde bulunan iki adet heykeli satmak için uzun süredir müşteri aradıklarının bildirildiği, alınan ihbar üzerine alıcı kılığındaki bir kolluk görevlisinin sanıklar ile irtibata geçerek, sanık ...'in evinde bulunan heykelleri görmeye gittiği, heykeller üzerinde yapılan pazarlık neticesinde 2863 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı belirlenen heykel için 400.000 TL, anılan Kanun kapsamındaki heykel için ise 80.000 TL bedel karşılığı anlaşmaya varıldığı;
Sanıklar aşamalarda verdikleri ifadelerde suçlamayı kabul etmemişlerse de, sanık ...'ın kollukta müdafii huzuru ile yaptığı savunmada, her iki heykeli de değişik zamanlarda bularak dayısı olan diğer sanık ...'in evine götürdüğünü, heykellerden bahsettiği bir arkadaşı aracılığıyla müzeci olarak bildiği şahıslara anılan varlıkları gösterdiğini, bu sırada yanında sanık ...'in de bulunduğunu, şahıslar tarafından, heykellerin para etmesi durumunda kendilerine bir miktar para verileceğinin söylendiğini beyan ettiği,
sanık ...'in de genel itibariyle heykellerden sonradan haberdar olduğuna ve bunları satma amacı taşımadığına yönelik savunma yapmasına karşılık, kollukta verdiği ifadede, içerisinde ne olduğunu bilmediği çuvalları sanık ... ile birlikte gece vakti evine taşıdıklarını söylediği, sözü edilen zaman diliminde kendi evine ağır çuvalları taşımayı ve bunları evinde muhafaza etmeyi kabul eden sanığın, çuvalların içerisinde ne olduğunu ve neden kendi evine getirildiğini sorgulamamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, diğer yandan, sözü edilen kolluk tutanağına göre heykellerin satışına yönelik pazarlığın her iki sanık ile birlikte yapıldığı,
anlaşmaya varılıp heykeller araca yüklendiğinde sanık ...'ın da para tahsilatı yapmak üzere aynı araca bindiği, sanık ...'in ise adı geçen diğer sanığa ait ... ile hemen arkalarından hareket edecekken yakalandığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların iştirak halinde hareket ederek korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğini haiz heykeli ticaret konusu yapmak suretiyle “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunu işledikleri gözetilmeksizin, sanık ...'in beraatine, sanık ...'ın da hatalı nitelendirme ile “haber verme sorumluluğuna aykırılık” suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/33902, K. 2013/19885, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama