KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/10788 E., 2014/1495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Karar Tarihi
- 21.12.2011
- Suç
- Özel hayatın gizliliğini ihlal etme
- Hüküm
- TCK'nın 134/2-1. cümle, 62/1, 50/1-a, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Özel hayat kavramı; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir.
Bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi, TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; bu kayıtların, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, bilerek, isteyerek ve ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması,
TCK'nın 134/2. maddesinde, birbirinden bağımsız iki ayrı suç olarak düzenlenmiştir. İlk fıkradaki suçun oluşması için, görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olması gerekmez; acıdan kaynaklanan çığlıklar veya sevişen çiftin nefes alış verişi gibi özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesi ilk fıkradaki suçun oluşumu için yeterlidir ve özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kaydedilmesiyle suç tamamlanır.
İlk fıkradan farklı olarak, ikinci fıkrada, ifşanın kabulü için, ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişinin anlaşılması, en azından anlaşılabilir olması ya da açıklanması gerekir; ayrıca, özel hayat görüntüsü veya sesinin, yetkisi bulunmayan kişi veya kişiler tarafından içeriğinin öğrenilmesiyle suç tamamlanır.
İlk fıkra açısından, görüntü veya sesin kaydedilmesi; ikinci fıkra açısından, bu kayıtların ifşa edilmesi yeterli olup, başkaca bir neticenin doğması ve mağdurun zarara uğramış olması gerekmediği gibi, sanığın kaydedilen görüntüleri izlememiş ya da sesleri dinlememiş olmasının suçun oluşumuna bir etkisi yoktur.
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına ve aksi ispatlanamayan savunmaya göre, evli ve bir çocuklu olan sanığın, bir süre duygusal arkadaşlık kurduğu katılan mağdure tarafından arkadaşlıklarının son verilmesine tepki olarak, beraber oldukları dönemde, mağdurenin bilgisi dahilinde çekim yaparak elde ettiği ona ait çıplak fotoğrafları, mağdureden habersiz ve onun rızası olmaksızın, sosyal paylaşım sitesinde oluşturduğu profiller aracılıyla, katılanın arkadaşlarına gönderdiği, bu kişilerin de, şikayete konu fotoğrafları katılana gösterdiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan mağdurenin çıplaklık gibi fiziksel mahremiyetini içeren görüntülerinin yayılmasına sebebiyet veren sanık hakkında atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın, atılı suçu katılanın kendisine yönelik baskısı ve şantajları sonucu işlediğine, fazla ceza verildiğine, haksız tahrik hükümlerinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, sanık hakkında belirlenen tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine ve bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/10788, K. 2014/1495, 27 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama