KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/12704 E., 2014/9255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- TCK'nın 89/4, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... İnş. Tic. Ltd. Şirketi ortağı ve yetkilisi olan inşaat mühendisi sanığın Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına ait ... İmar İnşaat Tic.
A.Ş.’den ihale yolu ile aldığı toplu konut inşaatında sıvacı olarak çalışan katılanlar... ile ...'ın olay günü saat 09:30 sıralarında inşaatın 5. kat seviyesinde asma iskele sıva asansörü sepetine binerek 8. kata çıkmak üzere asansörü hareket ettirdikleri anda asansörün şanzımanının diş sıyırması ile fren balatasının kırılıp boşalması sonucu 5. kat seviyesinden yere düşmeleri sonucu katılan ...'ın yaşamsal tehlike geçirip, hayat fonksiyonlarını 4. derecede etkileyen kemik kırıkları, katılan ...’un yaşamsal tehlike geçirip,
hayat fonksiyonlarını 6. derecede etkileyen kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandıkları olay nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda sanığın şantiyede eski ve yıpranmış, kaldırma kapasitesi testi yapılmamış ve düşme halinde kendiliğinden kilitleme yapacak sisteme sahip olmayan asma asansör kullandırmak, işçilere paraşüt tipi emniyet kemeri vermemek nedenleriyle kusurlu olduğunun bildirilmesi karşısında yaralanmaların derecesi itibariyle sanık hakkında asgari haddin üzerinde ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK'nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği,
somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/12704, K. 2014/9255, 15 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama