KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/16071 E., 2013/26746 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- Sanıklar ..., ..., ... ve ...haklarında 2863 sayılı Kanunun 67/2,5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine
Karar Metni
895 kelime·4 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ...'a gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğine rağmen süresi içerisinde temyiz isteminde bulunmadıkları anlaşıldığından sanıklar ..., ..., ..., ...'ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere hasren yapılan incelemede;
Suç tarihinde, yapılan bir ihbar üzerine sanıklar ..., ... ve ...'ın içerisinde bulundukları araçta yapılan aramada, aracın arka koltuğu üzerinde yastık kılıfı içerisinde 16 adet kültür varlığının ele geçirildiği, eserler üzerinde arkeolog bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen rapor ile 13 adet eserin 2863 sayılı Kanun kapsamında, envanterlik nitelikte taşınır kültür varlıkları olduklarının, 3 adet objenin ise günümüz yapımı olup anılan kanun kapsamında bulunmadıklarının belirtildiği,
tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanıklar ... ve ...'ün suça konu eserleri, ticari kast ve saikle sanıklar ... ve ...'tan satın aldıkları, suç tarihinde sanık ... ve ...'ün, sanık ...'ın kullandığı, ... plakalı ... ile temyize gelmeyen sanık ... 'un tanıdığı bir şahsa göstermek üzere İzmir İline götürdükleri sırada kolluk görevlilerince yakalandıkları, sanıklar ..., ... ve ...'in üzerlerine atılı suçu işlediklerini tevil yollu ikrar ettikleri anlaşılmış olup,
her ne kadar sanıklar ... ve ... suça konu eserleri müzeye teslim etmek ve karşılığında ikramiye almak amacıyla İzmir İline götürdükleri sırada yakalandıklarını beyan etmişler ise de.
2863 sayılı Kanunun 64/1 maddesinde kültür varlıklarını bulanlara verilecek ikramiyenin hüküm altına alındığı, anılan düzenleme uyarınca ikramiye verilebilmesi için, korunması gerekli taşınır kültür varlığının “bulma” yoluyla elde edilmiş olması gerektiği, diğer yandan söz konusu varlıkları hukuka uygun olarak elinde bulunduranların bunları müzeye satabilecekleri, somut olayda ise sanıkların, aracında yapılan aramada ele geçirilen eserleri bulmadıkları gibi, hukuka uygun bir edinme şekli ile de ellerinde bulundurmadıkları,
sanıklar ... ve ...'tan satın alınan varlıkların bizzat adı geçen sanıklar tarafından da müzeye götürülüp teslim edilebileceği dikkate alındığında, sanıklar ... ve ...'ün eserleri müzeye götürdüklerine dair savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanık ...'ın söz konusu eserleri sanıklar Mürsel ve ...'e satarak, sanıklar ... ve ...'ün de satın alarak “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunu işlediklerinin sübuta erdiği kanaatine varılmakla,
A-Sanıklar ..., ... ve ...'ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik adı geçen sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ..., ... ve ...'ın, suç kastlarının bulunmadığına haklarında lehe hükümlerin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanıklar haklarında tayin edilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
2-5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanıklar haklarında sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, sanıklar haklarında tesis edilen hüküm fıkralarının (3) numaralı paragraflarına “5237 sayılı TCK' nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi,
(4) numaralı paragrafları hükümden çırarılarak yerine “Sanığın kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/1, a, b, d, c, e bentlerinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün sanıklar ...,
... ve ... yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik adı geçen sanığın temyiz isteminin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, suç kastının bulunmadığına, dava konusu eserler ile bir ilgisinin olmadığına, hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık ...'ın, suça konu eserlerin araçta bulunduğunu bilmediğine dair savunmasının, olayın gelişimi, söz konusu eserlerin ele geçiriliş şekli nazara alındığında hayatın olağan akışına uygun ve itibar edilebilir mahiyette bulunmadığı, sanık ...'ın diğer sanıkların eylemlerine katıldığı hususu sabit olmakla birlikte, adı geçen sanığın dava konusu eserlerin sanıklar ... ve ... tarafından sanıklar ... ve ...'tan para karşılığında ticari saikle satın alınması eylemine katılmadığı,
adı geçen sanığın eyleminin suç tarihinde eserlerin sanık ...'un tanıdığı şahsa satmak amacıyla Sorgun İlçesinden İzmir İline götürülmesine iştirak etmekten ibaret olduğu, ancak henüz alıcı ile buluşamadan yapılan ihbar üzerine güvenlik güçleri tarafından yakalanmaları karşısında sanık ...'nin eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu itibarla sanığın cezasında 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında tayin edilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
3-5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanık hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/16071, K. 2013/26746, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama