KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/1787 E., 2013/22625 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle Yaralama
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın gece vakti görüşün açık olduğu mahalde, sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyri sırasında, önünde kendisiyle aynı istikamette seyreden aracı geçmek amacıyla karşı istikametten gelmekte olan sanık idaresindeki minibüsün sol ön tampon kesimine aracının sağ kesimiyle çarpması şeklinde meydana geldiği anlaşılan olayda; her ne kadar tanık Alptuğ Doğan soruşturma aşamasında alınan beyanlarında;
park halinde olan sanığın aracının, aniden hareket haline geçerek ters şeritten kendi şeridine geçmek için hareket ettiği sırada, kendi şeridinde giden katılanın motosikletinin mesafenin çok yakın olması sebebiyle motosikleti minibüsün altına atarak kendini yana attığını; kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında ise; kendisi ile aynı istikamette seyreden katılanın önünde de bir ... bulunduğunu, sanığın aracının da park halinde olduğunu, katılanın önünde giden ... geçtiğinde sanığın bir anda park halinde yolun soluna doğru aracını hareket ettirmesi üzerine katılanın aracı ile sanığın aracının sol ön tekerine çarptığını beyan etmiş ise de;
sanığın; motosikletin önündeki aracı solladığı sırada, dengesini kaybederek yere düşerek sürüklendiğini beyan etmiş olması; katılanın da ilk beyanlarında; önünde bulunan minibüs sağ sinyalini yakıp yavaşlayarak sağa doğru yanaşınca kendisinin de bunu sollamaya geçtiğini, bu aracın solundan geçer geçmez önüne sanığın aracının çıktığını beyan etmiş olması;
olay yeri krokisinde çarpma noktası sanığın seyir ettiği yol bölümünde yolun sağına 4 metre, soluna ise 10 metre mesafede gösterilmiş olup, görgü ve tespit tutanaklarına göre ise 12 metrelik lastik izinin mağdurun seyrine göre sol şeritten başlayıp sanığın geldiği yöne doğru devam ettiğinin belirtilmiş olması;
keşfe binaen alınan bilirkişi raporunda ve Adli Tıp Kurumu raporunda oluş aynı şekilde kabul edilmesine ve çarpma noktasının olay yeri krokisinde gösterildiği üzere sanığın seyir şeridinde olduğu göz önüne alınarak kusur belirlemesi yapılmasına rağmen, keşfe binaen düzenlenen bilirkişi raporunda sanığın zamanında etkin fren tedbiri almaması ve hızını azaltmaması gerekçeleri ile sanığa kusur verilmiş olması karşısında; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile, sanığın kusursuz olduğu yönündeki mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/1787, K. 2013/22625, 4 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama