KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/19805 E., 2013/26810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- 466 sayılı Kanuna göre tazminat
- Hüküm
- Davanın davacı ... yönünden reddine, diğer davacılar yönünden kısmen kabulü ile davacı ... için 0,31 TL maddi, 1.900 TL manevi, davacı ... için 0,08 TL maddi, 580 TL manevi, davacı ... için 0,03 TL maddi, 200 TL tazminatın davalıHazineden alınarak davacılara verilmesine
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Davacı ... yönünden davanın reddi ile, davacılar ..., ..., ...'ın tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin hükümler, davalı ve davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
05/07/2011 - 18/07/2011olan dava tarihlerinin gerekçeli karar başlığında 6/07/2011 olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
1- Davacı ... yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; mahkemece davacı hakkındaki beraat hükmünün 13.10.1986 tarihinde kesinleştiği ve davacının 31/03/1997 havale tarihli dilekçe ile karar suretini talep etmesi üzerine, karar suretinin davacıya elden teslim edildiği ve davanın 466 sayılı Kanunun 2/1 ve 3/1. maddelerinde öngörülen 3 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı yön bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Davacılar, ..., ... ve ... yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak
Dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının
aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir.
Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyeceği ve davacılar hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile ... yönünden verilen beraat hükmünün kesinleşme tarihi üzerinden 10 yıldan fazla süre geçtiği, davacıların bu uzun süre içerisinde haklarındaki karar ve hükümlerin kesinleştiğini bilmediklerinden söz etmenin yaşamın olağan akışına uymadığı,
bu halde davanın süresinde açıldığı kabulünün mümkün olamayacağı gözetilmeden, süresinde açılmayan davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile davacılar lehine tazminata hükmedilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/19805, K. 2013/26810, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama